"Neymiş peki senin bu umut dediğin şey?"
"İnsanı ayakta tutan şeydir," dedi. "Ölmemek için ayakta tutan şey. Bazan, insan çocukken düşünür ya, ben ölürsem ne olur diye... O zaman, isyan ediyormuşum gibi bir duygu doldurur içimi, bu duygunun üzerinde durursan en sonunda anlarsın onun ne olduğunu: Senden sonra ne olacağını merak ediyorsundur, bu merak dayanılmaz, korkunç bir şeydir."
...Teslim oluyorum ben de..." "Ama, bir savaşa bile girmedin ki daha sen," dedi Nilgün. "İki ruhla yaşamaya dayanamadığım için teslim oluyorum. Sana olur mu bazan öyle: İki kişiyim ben, diye bazan düşünürüm. Ama artık kararımı verdim, olmayacak. Tek kişi olacağım, bir bütün, tastamam sağlıklı bir insan.
Sustular. Anlaştıkları şeyin anlaşamazlıkları olduğunu anladıkları için memnunlar sanki. Birlikte karşılıklı iki kişi susarsın da bazan karşılıklı konuşmaktan daha anlamlı olur bu suskunluk.