"Sizi anlıyorum. Siz inanmadan önce düşünmek, anlamak istiyorsunuz. Bunu yaptığınız için de inanamıyorsunuz. Ama böyle mutsuzluktan kurtulamazsınız ki... Önce kendinizi duygularınıza bırakın! Önce inanın, heyecanlanın. Sonra aklınızı kullanırsınız... Böyle durup derinlemesine düşünmek... Bu insanı işte mutsuz yapar. Türkiye'de burada böyle düşünmek insanı toplumun dışına iter. Bunu benim kadar bilirsiniz. Burada düşünen yalnız kalır... Burada duygulanmadan düşünmek sapıklıktır..."
"Perihan eski dengemin kalmadığını söylüyor..."
"Sen doğru buluyor musun bunu?"
"Biraz... Eğer denge denen şey hayatın akışına kendini bırakmaksa... Eğer kolay mutlu olmaksa denge, biraz dengesizleştim galiba..."