Uzaklardan, frengi, yalnızlık ve dağların boğuntusundan kaçmak, denizin ve gökyüzünün sonsuz mavilikleriyle içimi doldurmak isterken bir kibar otelin banyo dairesinde, en mutsuz olduğum anda hayata gözlerimi kapamak, ne kötü bir talih oyunu idi! Hayır, ben yaşamalı idim. Ben yaşamak için kilometrelerce uzak yollardan geliyordum. Karanlıklardan ve içimdeki yalnızlık Şeytan’ının kuruntularından uzaklaşmak için yılların sabrına mal olan bir umut ve direnişle yola çıkmıştım. Ben yaşamaya en çok aday olduğum bir anda ölemezdim.