Her şehrin başka hiçbir yerde duyamayacağınız, ama o şehirde yaşayanların çok iyi tanıdığı ve bir sır gibi birbirleriyle paylaştığı kendi iç sesleri vardır: Paris'te metronun düdüğü, Roma'da motosikletlerin çığlığı ya da New York'ta bütün kentin tuhaf uğultusu gibi, İstanbul'da da demir tekerlekli, ahşaptan küçük iskelelerin, yanaşan vapura sürülürken çıkardığı madeni ses altmış yıldır aynıdır ve bütün İstanbul bu benzersiz gürültüyü tanır.