Ömrüm dramatik konuşmalar yapıp kendi konuşmamdan büyülenmekle, tekrar böyle bir konuşma fırsatını beklemekle geçmiştir. Gerçi sanıyorum ki bütün kafasızlar aynı durumdadır. Bu nişane gibi bir şeydir. O yüzden pek kendi malım saymıyorum. Fazlasıyla kamuya ait. Hatta bunu söylemeye utanırım ama insana ait mi ne?
Bilinen yol bilinen yere çıkarmıyordu. Bilinen yola girmek aslında herhangi bir yolu ve keşfi önemsememekti. Bilinen yol, yola bile çıkmamak, evde oturmaktı.
Merakım beklemekten köhnedi, kağşadı, merakın kendisi bir şeye benzemez oldu. Meraklarım iyiyi beklerken kendisi artık kötüleşen her şeye dönüştü. Beklemek bana, söylemesi hoş değil ama tuhaf ve her taama uymayan bir turşuluk verdi. Kendi kendimin yiyemediğim turşusu oldum. Neyse.