Emre Tanrıverdi

Emre Tanrıverdi
@tanriverdier
Bat Dünya Bat
Yazarları bildiğimiz ama yazmadığımız şeyleri yazdıkları için severiz. Hem başkalarına benzemediğimiz için edebiyatla ilgileniriz hem de edebiyat bize başkalarına benzediğimizi öğretir. İki türlü Oğuz Atay okuru vardır. 1. "Ah canım Selim!" duyarlılığına ilgi duyan kültür ve melodram düşkünü okur. 2. "Bat dünya bat!" sinizmini seven alaycı okuyucu. Ben ikinci takımdanım ve birincilerin Oğuz Atay'dan pek bir şey anladıklarını sanmıyorum.
Sayfa 184 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bütün kitaplarım Doğu'nun ve Batı'nın yöntem, usul, alışkanlık ve tarihinin karışmasından yapılmıştır ve kendi zenginliğimi de buna borçluyum. Kendi rahatlığım, çift mutluluğum da buradan gelir, iki dünya arasında suçluluk duymadan, kendi evimde gezinir gibi gezinirim. Muhafazakarlar, köktendinciler benim Batı'yla kurabildiğim rahatlığı asla hissedemedikleri gibi, hayalperest modernistler de benim gelenekten rahat rahat yararlanabilmemi hiçbir zaman anlayamaz.
Sayfa 153 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Gençliğin acı verici yanı, insan ilişkilerindeki ikiyüzlülüğü görmek, buna karşı bir şeyler yapmak isteyip de yapamamak ve sonraları da bunu doğal karşılamaktır.
Sayfa 132 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Ülkemiz dışındaki güçlerin hep durmadan bizler için kötülük yaptığını tasarladıklarını öğrenmek ilköğrenimdir Türkiye'de. Böylelikle bayrağımıza, padişahımıza, cumhurbaşkanımıza, dinimize sıkı sıkı sarılmak gerekir. İlköğretimde yabancılardan, değişik olanlardan, her şeyden korkmak öğretilir. Korka korka iyi vatandaş, sıkı milliyetçi olmayı öğrenirler. Bayrak yakanlar, linç heveslisi kahramanlar bu iyi öğrenciler arasından çıkar.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Türkiye'nin sürekli açığı vardır zaten. Türkiye bu sürekli açığı, enflasyonundan işkenceye, kitap yasaklamaktan Avrupa Birliği'ne girememeye kadar pek çok açığı olduğu için sürekli pantolonumun düğmesi eksik, herkes benden mi bahsediyor, gene benimle alay edip küçümsüyorlar mı telaşlarına kapılır bir liseli öğrenci gibi. Hep başkalarının kendisi hakkında dediklerine takar da pantolonunun düğmesini dikmez, kravatını düzeltmez.
Sayfa 80 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu