Emre Tanrıverdi

Emre Tanrıverdi
@tanriverdier

Emre Tanrıverdi

, bir kitap okudu
Puan vermedi·265 syf.·
Beğendi
·
6 günde okudu
·
2020 38. kitabı
Halikarnas Balıkçısı
8.5/10 · 2.117 okunma
Reklam
İlerliyoruz. İçimde bir heyecan var. Denizi görmüyorum ama kulağım delik, güçlü sesini duyar gibiyim. Uzaktan işitilir işitilmez iri bir uğultu. Kuşku yok artık, bu uğultu homurtu değil, sütbesüt hazretin gürleyişi. İki ağırbaşlı davudi nota, biri bir oktav daha yüksek. Gelip giden bu notalar yuvarlanıcı bir inilti halinde. Ama bir saat rakkası gibi “trik! trak!” değil. Monotonluğu yok. Canlı bir şivenin duygululuğu var. Çıktık kayaların tepesine. Al sana Cevat, işte Arşipel!
Sayfa 142·Kitabı okudu
Bir ev deniz kıyısında olur da, çirkin olur muydu hiç?
Sayfa 131·Kitabı okudu
Şu lira sözünden çoktan bıkmıştım. İnsan onsuz bir şey duyamıyordu ki, onların arasına sivrisinek gibi bin, yüz, kırk, elli ne bileyim hiç olmazsa iki lira lafı girip vızıldamasın. Hep lira, lira, lira. Hep lira söylemek, lira duymak için mi dünyaya geldik? Dağlar, mavi gökler, koca koca çamlar, incir bahçeleri silinip süpürülüp süprüntü diye bir tarafa atılıyor; kainat lira sözleriyle boğuluyor. İnsan gönlü itile itile pis ve murdar banknot kümelerinin içine gömülüyor.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Çok tuhaftır, fakat insanın üzülme yeteneğinin bir sınırı vardır. Belki de büyük kederler, bir taraftan insanı acıtırken, bir taraftan da duygularını uyuşturuyordu, ateş bile insanı bir sınıra dek yakar, o sınırı aşan ateş -şu beyaz ateş dedikleri- artık insanı yakmaz. İnsanın üzülme yeteneğinin sınırı aşıldı mıydı, ne eklenirse eklensin artık koymuyordu, vız geliyordu.
Sayfa 75·Kitabı okudu