Bir gün işi gücü bırakırsın. Ne uyumak istersin ne de uyanmak istersin kapıdan dışarıya. Kapının sana baktığını, yok yok onun sana kapıyı kapattığını düşün. Arada bir pencereden dışarıya bakar, dağınık yatağın ortasına başını koyar, dizlerinden aşağısını yatağın dışına taşırırsın. Gözlerini tavana diker, beton ve boya dengesinin bozulduğu girinti çıkıntılardan şekiller çizersin. Başın ağrır, kalkar birkaç adımda dar koridordan sağa dönerek daha dar bir kapıdan, daracık mutfağa girersin. Küçücük tezgahın üzerinde yer kalmamıştır. Bir çaydanlığın dibinde günler öncesinden kalma demi boşaltırsın son haddine gelmiş çöplerin üzerine. Tezgahtaki kargaşanın altında bir küçük tava bulursun. Tavanın dibindeki yağlı artıkları bir kaşık ile iyice kazıdıktan sonra suya tutar, tıkanmış gider taşmasın diye bir gün önce deterjan bulaşmış bir bez ile hızlıca yıkarsın. Dibinde hala yağ damlacıkları kalmış tavayı ateşe koyup kurular sterilite kazandırırsın metal karartıya. Dışında yerle bir edilmiş ülkelerin haritalarından kalma belirsiz sınırlar kalmış yumurtayı, tezgahın ateşe en yakın boşluğunda kırarsın. Protein değeri en yüksek olan mukuslu akından akar mermer zemine; 5 saniyede, 3 cm karelik alan ovalbumin ile beslenmiş olur. Sol elinin yardıma gelmesi ile oval yumurtanın girintili çıkıntılı kabuğu nihayet birbirinden ayrılarak 3 dakika öncesinden tavanın zeminini kaplamış olan yağa kavuşur, kızarmaya başlar. İlkin yanmış tava kokusu ile karışmış kokular yükselir daracık mutfağa. Kokuya alışınca burun, gözünü tavadaki sarı ile beyazın yağda donmaya benzer yeni şekillere dönüşümüne dikersin. Sarının üzerindeki beyaz baloncuklar arada bir kızarmış yağdan kurşunlar sıkar. Yağ damlacıklarının potansiyel enerjisi ile kinetik enerjisi arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim adamları,