Beklenmedik bir felaket anında, bu felaketin dışında kalan insanlarda hep görülen, dile getirdikleri en içten acıma, acıları paylaşma duygularına rağmen, hiç kimsenin, en yakınlarımızın bile, kapılmaktan kendilerini alamadıkları tuhaf bir sevinç duygusu içindeydiler.
Bazen sadece yalnız kalmaktan korktuğumuz için bir işe girişmekten kaçınırız. Etrafımızı saran kabile içinde kendimizi rahat hissederiz. Ormanlık alanda tek başına kalma fikri üzerimizde gerginliğe neden olur.
Bu istek veya eylemin ruhumuzun gelişimi için önemi ne kadar büyükse, bunu gerçekleştirmeye çalışırken karşılaşacağımız Direncin şiddeti de o kadar fazla olacaktır.
Hicligimiz korkutucu hale geldiğinde evimize sığınırız. Orada hicligimizle barışıp ondan ne yaratacağımızı bulup, bu yeni buluşun verdiği canlilikla hayatlarımıza devam edebiliriz.