Hiçlikten başka bir hiçliğe dönüşen bir adamın hikayesini anlatır Kafka.
---SPOİLER------
Maddi sorunlarla karşılaşan ve eski hayatlarını sürdürmekte zorlansalar da kibri taşıyan Samsa ailesinde Gregor’un tek vasfı ailenin üzerindeki sorumlulukları almaktır. Nefret ettiği ve makine çarkına dönüşümünde kendini böcek gibi hissedişlerinin yoğunluğu ile böceğe dönüşür. Zorunda olmadığı yükleri sırtlanmasına izin verilmekle kalmamış, kendisi ve çevresi de bu durumu içselleştirmiş ve Gregor’un benliği adeta bu zorunluluktan ibaret olmaya başlamıştır.
“Annem ve babam için kendimi tutmak zorunda olmasam, çoktan istifa ederdim” diyen ve işinden nefret eden Gregor’un kitabın başlarındaki temel korkusunun işten atılmak olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki oğullarının insan olarak aralarında bulunmayışı noktasında ailenin de temel korkusunun da Gregor’un yüklerini sırtında taşıyamaz olacak oluşunu, üzülmek yerine iş yerinden gelen müfettişi oyalamak ve kasalarındaki hesap defterlerine yönelmeleri bu durumu göstermektedir.
Gregor’un böcek olarak oda kapısından izlediği evin güzelliğine dair duyduğu gurur ve onu memnun eden tek şeyin bu evi onlara sağlaması ve kız kardeşini konservatuara götürme ihtimali oluşu birey olarak kendi adına bir şeyler üretme fırsatını oluşturamadığını gösterir. Kasadaki birikimler ve Gregor’un ölümünün akabinde ailenin mevcut çalışmaları ile sağladıkları düzenin iyi olacağını bilmeleri, bu rolün hikayenin başından beri Gregor’un üstlenmesinin zorunluluktan öte Gregor’un omuzlarına atılan bir yük olduğunu açıkça göstermektedir.
Gregor’un varlığını umursamayı bırakan ilk kişi, üniforma giyerek bulunduğu hali seven ve Gregor’u artık fayda sağlamayan bir eşya olarak nitelendirmeye elverişli babadır. Üniforma ve değişen koşulda evdeki hakimiyetini arttırmaktan
Düşünmeyi engellemek için dilin pek çok kelimesinin ve sanatın atılması, çarpıtılmış düşünme için kavramların zıt olarak beyne işlenmesi ve birlikte güç almayı engellemek için aşkın yasaklanmasının işleniş şeklini dikkate değer gördüğüm eser.
Günlük kullandığımız kelime sayımızdaki düşüş , günlük hayatta sıklıkla yabancı kelime kullanımı, politikadaki kavram çarpıtmalari ve modernlik olarak duygusal bağın düşük olduğu ilişkilere yapılan övgülerin de bu bağlamda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşündürüyor.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma
Akıcı,okunabilir bir eser ancak polisiyenin ihtiyaç duyduğu gizemden biraz yoksundu ve Istanbul'un tarihini olaylara yedirerek anlatma çabası fazla sonuç vermemiş ders kitabı esintileri seziliyordu.
Oldukça güzel bir konuyu ortalama anlatmış ya da kötü çevirinin azizliğine uğramış eser.Kitaptan ağdalı bir dil elbetteki tarzı gereği beklemiyordum ancak mot a mot çeviri ile Türkçede kullanılmayan tuhaf ifadeler kullanılması ile konudan uzaklaştırıyor.
İlk bölümün uzadıkça uzamasına karşın ikinci bölümün hızlıca geçilmesi hoşuma gitmedi
kadınların namus onur kavramlarıyla ne kadar baskılandığını ve daha da önemlisi bunu kabullenmiş kadınların;aynı şeyleri yaşayan yaşamak isteyen kadınların da "aklanma" gayesiyle ve kıskançlıkla hayallerini yaşayan kadınlara duydukları öfke ve dışlama isteğini oldukça güzel anlatmış öykü.