Tarık şahman

Tarık şahman
@tarik82
Mesleğinin ve görevinin verdiği sorumlulukların bilincinde olan, aynı anda okumaya ve yazmaya çalışan, iki kitabı yayımlanmış, halen üçüncü kitap çalışması üzerine kafa yoran kitapsever.
uzman jandarma
üniversite
Hakkari
Nevşehir
34 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Anadolu’ya sığınma. (Milli Mücadele Dönemi)
Hemen o anda Miralay atını bana doğru sürdü. Yüzü allak bullaktı. -Kaymakam Hüsrev'le Dr. Adnan buradan öteye bir adım atmayız, diyorlar. Ötekiler de onlara uyup gitmeyeceğiz diye tutturacaklar! Bana kalırsa bir gayret daha gösterip bu gece Adapazarı'na varmalıyız. Siz ne dersiniz? —Yola devam etmeliyiz, diye cevap verdim. Miralay Kâzım kendini destekleyen birisini bulunduğuna çok sevindi. Arkaya dönüp kesin bir eda ile seslendi: - Biz gidiyoruz. İsteyenler ardımızdan gelsin. Bir daha dönmeden, atlarımızı ileriye doğru sürmeye başladık. Başımızı çevirdiğimiz zaman, arkamızdan kös kös geldiklerini gördük. Hepsinin yüzünde son derece ümitsiz bir ifade vardı. —Adapazarı'na daha ne kadar yol var, diye sordum. Aldığım cevap: —On iki kilometre, oldu. Zifiri karanlık. Arada bir yağmur serpiştiriyordu. Kim bilir ne zamandan kalma taşlı, berbat bir yol. Durmadan tökezleyen atlar. Binlerce ağrı, binlerce sızı. Ölüm sessizliği içindeki bir avuç atlı. Bütün bunlar gecenin karanlığına karışıyor. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, bir de durmadan başım dönüyor. Her an attan düşebilirdim. Hayır, insan vücudu dediğimiz, şu et ve kemik külçesine yenilmeyecektim. Attan düşsem bile, karar vermiştim, sessiz sedasız düşecektim. Düştüğümü kimsecikler duymamalıydı. Yollarına devam edip Adapazarı'nı boylamalıydılar. Etrafımda tek hayat belirtisi olarak arada bir yanıp sönen sigara ateşinden başka bir şey yoktu. Gideceğimiz köyün fersiz ışıkları göründüğü zaman, vakit gece yarısını bulmuş olmalıydı. Derin bir nefes alamayacak kadar ateşler içinde yanıyordum. Sanki sihirli bir el atımı yularından tutmuş, yürütüyordu.
Sayfa 123 - Halide Edip Adıvar·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Anadolu’ya sığınma. (Milli Mücadele Dönemi)
Samandıra'ya saat sekizde girebilmiştik. Doğru, Jandarma Karakolu'na gittik. Makedonyalı oldukları anlaşılan iki jandarma beni arabadan indirerek zemini toprak, içinde dört büyük yatak bulunan bir odaya götürdüler. Odanın ortasında büyük bir soba vardı. Tek tahta sandalyeyi bana verdiler. Jandarmanın biri, önce sobaya odun doldurduktan sonra telefona gitti. Ben Karakol Kumandanı Şemsi Çavuş. Alemdar'a telefon edeceğim. Bağlayın... Alo, alo Alemdar! Halide Hanım Samandıra'ya sağ salim geldi. Adnan Bey'le Cami Bey daha sonra gelecekler. Onlar yürüyorlarmış... Bizim sadece üçümüzün tüfeğimiz var... Köyü terk edemeyiz... Evet, Yirmiler dışarıda. Geldikleri zaman telefon ederim. Şemsi Çavuş telefonu bırakınca bana dedi ki: -Köylüler evlerine çekilince sizi bir yere götürürüm, rahat edersiniz. Fakat, bir dakika geçmeden telefon çaldı. Çavuş yine konuşmaya başladı: Burası Samandıra. Orası neresi? Evet, evet... Selametle geldi. Evet, evet... Ötekiler yürüyorlar. Evet, evet, Yirmiler de bu civarda. Bu, biraz düşündürücü bir vaziyetti. Yirmiler, Bakkalköy'ün İngilizler emrinde olan çetesiydi. Eğer, Dr. Adnan'la Cami Bey onların eline düşerlerse, hiç düşün- meden öldürürlerdi. O günlerde, merhamete benzer hiçbir his, Milli Mücadele'ye girişilenlere karşı yoktu. Ben, 11'e kadar ümidi kesmemeye karar verdim. Çavuş odadan çıkınca, sobanın karşısında biraz nefes alarak oturdum. Sıcaklık beni âdeta sevindirmişti. Biraz sonra dışarıda insan olduğunu hissedince, gittim, kapıyı açtım. bvet, kapının öntinde, bir tele fence altında altı tane uzun boylu adam duvara dayanmış, duruyordu. Önlerindekiküçük çukurdaki su donmuştu. Seslendim: - İçeri gelin, arkadaşlar, gelin, ben rahatsız olmam. Jandarmalar birer birer içeri girdiler. Odada bir ço- cuk uyuyormuş gibi ayaklarının ucuna basarak
Sayfa 95 - Halide Edip Adıvar·Kitabı okudu
Erzurum Kongresi
Kongre esnasında, Harbiye Nazırı, Kâzım Karabekir'e, Mustafa Kemal Paşa'yı ve Rauf Bey'i tevkif için emir verdi. Aynı zamanda da Kâzım Karabekir Paşa'yı Doğu Anadolu'daki bütün askerî kuvvetlerin müfettişi (yani Mustafa Kemal Paşa yerine) nasbediyor3 ve Kongre'yi derhal kapatmasını emrediyordu. Kâzım Karabekir bu emre itaat etmedi. Mustafa Kemal Paşa'nın yerine bir müfettiş tayinini gayri meşru sayıyordu. Bir defa, Mustafa Kemal Paşa'yı Milli Hareket'in başı olarak kabul ettikten sonra, Kâzım Karabe- kir sözüne sadık kalarak Mustafa Kemal Paşa'dan emir aldı. Mustafa Kemal Paşa da o zaman ordudan istifa etti.
Sayfa 55 - Halide Edip Adıvar·Kitabı okudu
Mustafa Kemal Paşa, İzmir'in işgalinden bir gün sonra, yani Mayıs'ın 16. günü Anadolu'ya hareket etti. Bu tarih, Milli Mücadele'de bir dönüm noktasıdır. Padişah ve Damat Ferit, onu Doğu'yu yatıştırmak için göndermişti. Görünüşte hükümetin emrini kabul etmiş gibi davranırken, gizliden gizliye Ali Fuad Paşa' (Ankara'da On İkinci Ordu Kumandanı), Kâzım Karabekir Paşa (Erzurum'da Dokuzuncu Ordu Kumandanı) ve Rauf Bey ile anlaşmıştı. Onunla beraber gidenler arasında Miralay Refet (Refet Paşa)2 de bulunuyordu. Refet Paşa, Samsun'da Üçüncü Ordu Kumandanı'ydı. Bundan başka da Miralay Arif (Sakarya'da Mustafa Kemal Paşa ile beraberdi), Amasya'da ilk tarihî toplantıda hazır bulunmuştu.
Sayfa 52 - Halide Edip Adıvar·Kitabı okudu
Benim ve herkesin Mustafa Kemal Paşa hakkındaki fikrimiz bu devrede şöyle ifade edilebilir: Çanakkale'de Anafartalar kahramanı, Padişah'ın Yâveri3 ve harikulâde bir zekâ ve ihtirası olan bir insan diye tanınıyordu. Ben kendisini birkaç defa Babıâli'de görmüştüm. Şahsiyeti ve iradesi, inkâr edilemeyecek bir görünüşü vardı. Doğu Anadolu'ya, oradaki kuvvetleri yatıştırmaya gönderdiklerini işittiğim zaman ihtirası hakkındaki fikirlere hiç inanmadım. Türk'ün istiklâlini koruyacak bir vaziyet al- dıktan sonra, Türk milletinin kendisine en büyük mevkii vereceğini tabii görüyordum.
Sayfa 28 - Halide Edip Adıvar·Kitabı okudu