İçimizdeki umudun, sevincin, esenliğin, sevginin ve İlahi Olana duyduğumuz inancın ölmesine kesinlikle izin vermemeliyiz. Gerçek ölüm umutsuzluğun getirdiği ruh halidir. Korkuyu, cehaleti, batıl inancı, kıskançlığı, hasedi, nefreti ve diğer olumsuz duyguları öldürmeliyiz. Bu olumsuzlukları ihmal ederek ölüme terk etmeliyiz. Korku öldüğünde geriye sadece inanç, nefret öldüğünde ise sadece sevgi kalır. Cehalet öldüğünde de bilgeliğe yer açılır. Cehalet dünyadaki yegane günahtır ve yaşanan bütün acıların kaynağıdır.