roman öncelikle birçok açıdan incelenmeye müsait özellikler taşır. ister narkissos üzerinden okuyun, ister tarihsel eleştiri üzerinden okuyun, ister freud ve jung'a girin ya da tamamen yalnızca alımlama estetiği kullanın. tüm yollara söyleyebilecek bir roman yazmıştır oscar wilde.
dorayn gray portresi için romanın genel bir özetini vermek istemiyorum. romanın içerisindeki çatışma unsurlarını vermek ve açıklamak zaten romanın size iskeletini çıkaracaktır.
-güzellik/ çirkinlik
-gençlik/ yaşlılık
-yaşam / ölüm
-suç / ceza
*karakterlerden basil, wilde'nin "estetizm" düşüncelerini yansıtan bir noktadan romanın içerisindedir. dorian gray'a bir portre yapar ve onu gençliliğiyle ölümsüzleştirir. ayrıca dorian gray'a olan tutkusu ve aşkı nedeniyle de wilde'ye en çok benzeyen karakterdir.
*lord henry ise victoria döneminin ahlakını ve toplumsal yaşayışını, kadın erkek ilişkilerini eleştiren ve birçok konuda aykırı düşüncelere sahip bir kişidir. dorian gray'i düşünceleriyle etkiler ve dönüşümüne aracılık eder.
*dorian gray ise idealize edilmiş bir güzelliğe sahip hiç yaşlanmak istemeyen bir nevi efsanevi "narkissos" gibi yaşayan birisidir.
---->romanın içerisinde dört ölüm vardır. bu dört ölüm dorian gray'in hayatında merkeze koyduğu düzlemlerinde de ölümünü yansıtır. ben bu romanı bu ölümler ve etkileri üzerinden okumak istedim. başka kişiler farklı düzlemlerden ifade edebilirler. burası benim öznel değerlendirmemdir.
1- ilk ölüm, dorian'ın aşık olduğu tiyatrocu sibyl'in intiharıyla gerçekleşir. bu, dorian'ın aşka dair duygularını yitirip onu soğuk ve hissiz biri haline getiren ilk etkidir. başta kendini suçlarken daha sonra hiçbir şeye kendi sebep olmadığına ikna olur. burada saf iyilik ve tutku dolu güzelliğini yitirmeye başlar. aslında çirkinleşmeye başlayan şey