İbrahim, Allah’ın dost edindiği peygamber; Nemrut, Rabbin azılı düşmanı.
Nemrut, Rabbini ne tanımak, ne de tanıtmak istiyordu. Kendini halka Rab diye tanıtırken, kimdi bu İbrahim’in kendine rakip çıkarttığı?
Düşündü.
İbrahim olmamalıydı.
Karar ölüm olarak çıktı.
Nasıl ölmeliydi? Rabbine hıncı kadar sert ve acı verici bir ölüm şekli olmalıydı.
Ölümün hükmü ile beraber şekli de açıklandı:
– Ateşe atılacak!
Mademki İbrahim, iman ettiği Allah’a inanmayanların ateşe atılacağını söylüyordu. Kendi gibi bir hükümdara itaat etmeyen de, İbrahim’in Rabbinin uyguladığı ceza şekliyle cezalandırılmalıydı.
Öyle bir ateş olmalıydı ki; herkes ibret alsın. Günlerce yansın, yandıkça kızışsın, kızıştıkça uzaklardan dumanı görünsün, çevresinden yakıcılığı iyice bilinsin.
Nemrut hemen haber saldı tüm halkına:
– Ateş için odun toplansın!
Herkes safını belirtti. Kimi oduna, kimi suya koştu.