Tarık Doğubeyazıt

Tarık Doğubeyazıt
Okumayı Öğrenmek Hayatın Başıdır Anlamak Devamıdır Kabul Etmek Yoludur Yaşamak Hayatın ta Kendisidir Hayatının 80 Yılını Bu işeversen Yinede Memnun Olduğunu Söylemezsin
Kainatın en güçlü kayıt makinası
Bir kayıt cihazı gibi. Ancak kayıt cihazları sadece birkaç duyguyu kodlarken bilinçaltı, farkında olalım veya olmayalım, her şeyi kayıt altına alır. Bilinçli zihin dakikada dokuz düşünceyi bilinçli olarak algılayabilir; ama bilinçaltı bir dakikada 2.3 milyon bilgi parçacığını süreçten geçirir. Ancak biz bunun bir kısmını fark edebiliriz. Üst bilinçle sadece odaklandığın şeyleri fark edersin, fakat bilinçaltı her şeyi fark eder. Bu, bir kameranın sorgusuz sualsiz her şeyi kaydetmesi gibidir. Çünkü kameranın bir ön yargısı, herhangi bir filtresi yoktur. Aslında gözümüz de mükemmel bir kameradır. Saniyede on yedi kare fotoğraf çeker. Ve üst bilincimiz, bilinçaltında olan yazılımların etkisiyle hissettiklerimize, gördüklerimize tarafsız gözle bakmamızı engeller. Eğer tarafsız ve önyargısız bakabilseydik, şimdiki gördüğümüzden çok daha fazlasını görürdük.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Anlayabilecekleri seviyeden konuşun
Kendine göre değil onun gerçekliğine göre iletişime gir. Onunla uyumu yakala. Belki onun rolünden anlat. Sen iyi bir aktörsen, hikmet icabı onun rolüne girer ve onu o durumdan daha üst bilince çekebilirsin. Bu üst bilinç, onu bulunduğu durum üzere denge yoluna getirmektir. Yoksa kimseyi kendimize benzetmek değil. Sadece o durumun denge üzere kanalize edilmesidir. Tabii bu, kapasiteye bağlı... Biz bunu beceremediğimiz için anladığımız bir rol seçeriz. Evet sen aktör, saf gözlemcisin. Kendi rolünle özdeşleşmiyorsun. Bu üst bilinçlere ait bir yapı. Ama bilinçaltımız hep özdeşleştirir, bilgileri geçmiş ve gelecek eksenli tanımladığı için kendi algısından çıkamaz.
Aman ha ruhuna sahip çık.. senin dünya ahiret tek ve hakiki dostun..
Kişilere kendinize göre değil, onların düzeyine göre muamelede bulunun.. insan olaylara hep bu düzlemden bakmayı öğrenmiştir. Bir rol benimsemiştir. O rol üstüne yapışmıştır ve o rolün dışına çıkamaz. Halbuki insanın aslı aktördür. Aktör, rolün ötesindeki saf gözlemcidir. Bedenin üstündeki elbise beden değildir.
İnsanın tek fiiliyatı vardır. O da seçme kavşaklarında karar vermesi
Hayattaki Tüm Seçimlerimizde Ana Faktör Bilinçaltıdır Oyun başlamış,herkes rol almış,yollar ayrılmış, Seç al! Seç al! Gündüz geceyle,iyi kötüyle komşu; o, bu ya da şu. Seç al! Seç al! Durmadan yanıp sönüyor,trafik lambaları,özgür iraden var. Seç al! Seç al! Sevgi ve nefret,zulüm adalet,erdem ve günah. Seç al! Seç al! Bir kum saatidir hayat,gittikçe ıssızlaşır,geride bir rüya kalır. Seç al! Seç al! Hayat yanlışlıklar,aldanışlarla dolu,soru sor,cevap ara. Seç al! Seç al! Davranışlarımız,bizim kim olduğumuzu söyler,soru sor,cevap ara Seç al! Seç al! Mektubun altına atılan imza,soru sor,cevap ara. Seç al! Seç al! Bize not verilecek,son fırsatı yakala. Seç al! Seç al! Orkestrayı yönetecek küçük çocuk büyüyor;zaman daralıp,kısalıp küçülüyor.
Kehf suresi
Musa (a.s) der ki: “Sana tâbi olmak istiyorum. Çünkü sende çok üstün, benim bilmediğim bir ilim var” Hızır ise “Sen buna tahammül edemezsin, çünkü kendi yargılarınla hüküm koyuyorsun. İşin içyüzünü, yani hakikatini bilmediğin bir şeye nasıl sabredeceksin?” der. Musa (a.s); “İnşaallah sabredeceğim ve sana karşı gelmeyeceğim” der. Hızır (a.s)’da “Eğer bana uyacaksan, ben sana ondan bahsedip de bir söz söylemeden yaptığım iş hakkında bana soru sorma” der. Anlaşırlar ve yola koyulurlar. Gemiye bindikleri an Hızır (a.s) gemiyi deler. Musa (a.s); “İçindekileri batırmak için mi deldin?” der. “And olsun, sen yanlış bir iş yaptın” Hızır (a.s) “Sen benim yanımda bulunmaya sabredemezsin demedim mi?” der. Musa (a.s) “Kusura bakma. Unuttum, beni kınama, seninle olan arkadaşlığımı da zorlaştırma” diye cevap verir. Gerçekten de öyledir. Tepkiler bilinçaltı düzeyden geldiği için farkında olmadan yaparız ve sonra da pişman oluruz. Musa (a.s) ile Hızır (a.s) tekrar yola koyulurlar. Bir erkek çocuğa rast gelirler ve Hızır (a.s) bu sefer onu öldürür. Musa (a.s) der ki: “Bir can karşılığında kısas olmaksızın suçsuz bir kimseyi mi öldürdün? Sen çok kötü bir şey yaptın” Hızır (a.s); “Ben sana benimle sabredemezsin demedim mi?” der. Musa (a.s) tekrar; “Eğer bundan sonra bir şey soracak olursam benimle arkadaşlık etme. O zaman benden ayrılmakta mazur sayılırsın” der. Bizim hayatımızda da çoğu zaman aldığımız kararlarda “Bu sefer yapmayacağım veya yapacağım” dediğimiz o kadar çok şey var ki... Sanki bunu söyleyen biz değiliz, yine gider bildiğimizi yaparız. Yine yola koyuldular. Nihayet bir beldeye geldiler. Belde halkından yiyecek istemelerine rağmen kendilerini misafir etmekten kaçınmışlardır. Ve yıkılmak üzere olan bir duvarı Hızır (a.s) tamir eder ve Musa (a.s) “İsteseydin, yaptığın işe