Özgürlük şudur: ne istersen ekme hakkına, ayakkabı, palto dikme, ektiğin ekinden ekmek pişirme hakkına sahipsin, bu ekmeği ister sat, ister satma, tesviyeci de olsan, çelik işçisi de olsan, ressam da olsan sana buyurdukları gibi değil, kendi istediğin gibi yaşa ve çalış. Oysa kitap yazan insanların da ekin eken ve çizme diken insanların da özgürlüğü yok.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kronik bir hasta için kentte sadece ve sadece eczanelerin ve hastanelerin, dispanserlerin ve tıbbi komisyonların varlığı söz konusudur. Oysa içkici bir insan için kent, üç kişinin paylaştığı yarım litrelik votka şişelerinden kuruludur. Bir aşık içinse kent; buluşma zamanını belirleyen kent saatlerinin akrep ve yelkovanlarından, bulvarlardaki banklardan, iki kopeklik ankesörlü telefon jetonlarından oluşur.