Bizim bugün Paskalya Adalıları'nın körlüğü karşısında hayrete düştüğümüz gibi, acaba gelecek yüzyılın insanları da-tabii eğer bundan yüz yıl sonra canlı insan kalırsa-bizim bugünkü körlüğümüz karşısında hayrete düşecekler mi?
Eğitim, görünüşte farklı roller oynayan iki grup katılımcıyı içeren bir süreçtir. Bu iki grup sahip oldukları bilgiyi öğrencilere aktaran öğretmenler ve öğretmenlerden bu bilgiyi alan öğrencilerdir. Aslında açık fikirli her öğretmenin tecrübe edeceği gibi, eğitim aynı zamanda öğretmenlerin varsayımlarına karşı çıkarak ve onlardan daha önce düşünmedikleri soruları sorarak öğretmenlerine bilgi aktaran öğrencilere de bağlıdır.
İstatistiklere göre her dört kişiden birinde bir çeşit akıl hastalığı var. En yakın üç arkadaşınızı düşünün. Onlarda bir şey yoksa, malum kişi sizsiniz.
Çin'in çevresel problemleri oldukça ciddi boyutlarda seyretmekte ve gün geçtikçe daha da kötüye gitmektedir. Bu uzun liste hava kirliliği, biyolojik çeşitlilik kayıpları, tarla arazilerindeki ziyanlar, çölleşme, sulak alanların yok olması, otlak alanların azalması ve insanların neden olduğu doğal felaketlerin gittikçe artmasından istilacı türler, aşırı otlatma, nehirlerin akışının durması, tuzlulaşma, toprak erozyonu, çöp birikintileri, su kirliliği ve kıtlıklara kadar uzanmaktadır. Tüm bunlar ve diğer çevresel problemler Çin'de çok büyük ekonomik kayıplara, sosyal çatışmalara ve sağlık problemlerine yol açmaktadır. Sözünü ettiğimiz tüm bu etkenler Çin'in çevresel problemlerinin Çin halkı üzerinde ne kadar hayati bir etkiye sahip olduğunu anlamaya yetecektir.
Öte yandan büyük bir nüfusa, ekonomiye ve geniş bir yüzölçümüne sahip olan Çin, çevresel problemlerinin sadece bir ülke sorunu olarak kalmayacağını, dünyanın her yanını saracağını, Çin'le birlikte aynı gezegeni, okyanusları ve atmosferi paylaşan her ülkeyi etkisi altına alacağını ve en sonunda küreselleşme yoluyla Çin'in çevre ortamını etkileyeceğini iddia etmektedir.
(Not: Şu anda yaşanan corona virüs salgını bir tesadüf değil gibi gözüküyor)