Spartaküs'ün girişiminin merkezinde bir paradoks yatar. Adamları zincirlerini atmıştı ve yeni zincirler takmak istemiyordu. Onlar, bağımsızlığa alışmış sığırtmaçlar, yeni elde ettikleri özgürlüklerinden sarhoş olan çiftlik işçileri ve birbirlerini öldürmek üzere talim yapan gladyatörlerdi. Zar zor konuştukları ortak dilleri Latince de düşmanlarının diliydi. Aralarında bulunan kadın ve çocuklarla, bir ordu kadar, bir kervanı da anımsatıyorlardı. Çoğu erkek muhtemelen ailelerine, silah arkadaşlarına karşı hissettiklerinden daha yakın bağlar hissediyordu. Spartaküs'ün emirlerine boyun eğip eğmeyeceklerini kimse bilmiyordu. Ordusunu özgürlük oluşturmuştu ve onu yıkacak şey yine özgürlüktü.
Etkin bir kumandan sadece ilham kaynağı değil ayrıca katı da olmalıydı. Çok az asker ceza sever fakat çoğu bunu zaferin bedeli olarak kabul eder. Cezalar disiplin yaratır, disiplin ise savaş kazandır.