ErzinCân
Türkiye'deki illerin en meşhur yerleri: 1. Adana: Taşköprü 2. Adıyaman: Nemrut Dağı Ören Yeri 3. Afyonkarahisar: Afyonkarahisar Kalesi 4. Ağrı: İshak Paşa Sarayı 5. Amasya: Amasya Kalesi 6. Ankara: Anıtkabir 7. Antalya: Tarihi Kaleiçi Bölgesi 8. Artvin: Mençuna Şelalesi 9. Aydın: Dilek Yarımadası Milli Parkı 10. Balıkesir: Ayvalık Sarımsaklı Plajı 11. Bilecik: Ertuğrul Gazi Türbesi 12. Bingöl: Solhan Yüzen Ada 13. Bitlis: Nemrut Krater Gölü 14. Bolu: Yedigöller Milli Parkı 15. Burdur: Salda Gölü 16. Bursa: Bursa Ulu Camii 17. Çanakkale: Çanakkale Şehitler Abidesi 18. Çankırı: Çankırı Tuz Mağarası 19. Çorum: Hattuşaş Antik Kenti 20. Denizli: Pamukkale Travertenleri 21. Diyarbakır: Tarihi Diyarbakır Surları 22. Edirne: Selimiye Camii 23. Elazığ: Keban Baraj Gölü 24. Erzincan: Kemaliye Karanlık Kanyon 25. Erzurum: Çifte Minareli Medrese 26. Eskişehir: Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı 27. Gaziantep: Zeugma Mozaik Müzesi 28. Giresun: Giresun Kalesi
Türkiye'deki illerin en meşhur yerleri: Aşağıda 81 ilin her biri için “tek başına gidilecek 3–5 günlük mini rota” mantığında yazıyorum. Her il merkez + yakın çevre; tarih + doğa + şehir dengesi korunarak. (“İline gidip gerçekten gezmiş olmak” formatı.) 🟥 ADANA (3–4 gün) • Gün 1: Taşköprü – Merkez Park – Sabancı Camii • Gün 2: Anavarza Antik Kenti • Gün 3: Karataş sahil • Gün 4 (ops.): Kapıkaya Kanyonu 🟧 ADIYAMAN • Gün 1: Nemrut Dağı (gün doğumu) • Gün 2: Cendere Köprüsü – Arsemia • Gün 3: Perre Antik Kenti 🟨 AFYONKARAHİSAR • Gün 1: Afyon Kalesi – müze • Gün 2: Termal • Gün 3: Frig Vadisi 🟦 AĞRI • Gün 1: İshak Paşa Sarayı • Gün 2: Doğubayazıt çevresi • Gün 3: Ağrı Dağı manzarası 🟩 AMASYA • Gün 1: Kral Kaya Mezarları • Gün 2: Amasya Kalesi
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
! Yaşanmış bir korku memoratı !
Sevgili kitap ve korku severler, Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde, bir arkadaşımın dedesinden kalan bir evde yaşadığı ve asla unutamadığı tuhaf bir deneyimini kaleme aldığım 'Zımbıllı Tepe'nin Sesleri' isimli memoratım (gerçekten yaşanmış korku anlatısı), Sn. Mehmet Berk Yaltırık'ın @SonGulyabani YouTube kanalındaki Korku Fanzini'nin 5. sayısında okundu! 'Sizden Gelen Memoratlar' temasına uygun olarak hazırlanan bu bölümde, benim hikayem de 10.22 ile 17.11 dakikaları arasında yer alıyor. Bir yazar olarak, böyle değerli bir yayında kendi kaleme aldığım içeriğin seslendirilmesi inanılmaz bir his. Eğer gerçekçi, fantastik ögelerden uzak ve içinizi ürpertebilecek korku anlatılarını seviyorsanız, Korku Fanzini'nin bu bölümünü ve benim anlatımı aşağıdaki linkten dinleyebilirsiniz. ➡️ Video Linki: youtube.com/live/EReyLwNdTk... (10.22-17.11 arası) Sizlerin de bu tür anlatımlarla ilgili düşüncelerinizi merak ediyorum ? #korkufanzini #memorat #korku #gerçekhikaye #1000kitap #korkuanlatısı #songulyabani
Alıntı
On yumurta kaç öğretmen eder ?
Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinin yaklaşık yirmi kilometre güneyinde yan yana iki orman köyü vardır. Boşnakköy ve Armutlu. Her iki köyde de hayat zor, insanları yoksuldur. 1950 yılının güneşli bir Temmuz sabahında, bu iki köyün en çalışkan iki öğrencisi Ali ve Kerim, birkaç yıl içinde öğretmen okullarına dönüşecek olan Köy Enstitüsü sınavına katılmak için ilçe merkezine yola çıkarlar. Tabii yürüyerek. Ali’nin elinde küçük bir sepet ve sepetin içinde on tane yumurta var. Evde para olmadığından, annesi ilçede satıp, sınav için lâzım olacak kalem, silgi gibi ihtiyaçları alması için bu on yumurtayı, biraz kendi evinden, biraz da komşulardan toplayarak Ali’ye vermiş. Kerim’in ailesi daha da fakir olduğundan, Kerim’de o da yok. Yaklaşık yirmi kilometre yolu yürüyerek ilçe merkezine ulaşıp, hemen bir bakkala giriyor ve on yumurtayı satarak bir kalem ve bir silgi alıyorlar. Kalemi de, silgiyi de ikiye bölerek paylaşıyor ve sınava giriyorlar. İkisi de başarmıştır. Ancak bilmedikleri bir şey var. Sınav iki gün. Bu iki küçük köylü çocuk, sınava girip akşama köylerine dönmeyi düşünürken, şimdi Hükümet Konağı'nın önünde, neredeyse ağlamaklı geceyi nerede geçireceklerini bilmeden, bir aşağı, bir yukarı yürümekte… Cadde üzerindeki evlerden birinde, bu iki köylü çocuğa merakla bakan bir kadın onları eve çağırır. Durumu öğrenince onları doyurur. Akşama eşi de işten gelir ve çocukları o gece misafir ederler. İkinci gün de sınav başarılıdır. Birkaç ay sonra Kastamonu Gölköy Köy Enstitüsüne kayıt ve ardından şanla şerefle geçen otuz yılı aşkın öğretmenlik yaşamı… İşte 10 yumurtanın 2 öğretmen ettiğini bu hikayeden öğrenmiştim.. Babam, öykünün sonunu şöyle bağladı: BAK OĞLUM, KÖYDEN ON
Meryem
-“Reyhan?” -“Efendim Yusuf.” -“Hani analarımızla babalarımız aynı yatakta yatıyor ya?” -“Hee nolmuş?” -“Meryem, gelin olduğuna göre o adamla aynı yatakta mı yatacak imdi?” -“Öyledir herhal.” -“Eyi de o adam çok büyüktür.” -“Bilmiyorum Yusuf bilmiyorum.” *** Mezun olunca kendi isteği ile Türkiye’nin ücra bir köyüne tayinini istemesi sonucu memleketi Bursa’dan tam 15 saatlik uzaklıkta bulunan, sadece 13 öğrencisiyle Taşköprü’de meslek hayatına başlayan Mercan öğretmeni acaba neler bekliyor? *** Peki ya Meryem gelini Taşköprü’nün azgın suları geri verecek miydi? *** Hayatımızdan kesitlerle geldim size. Gitmediğimiz, görmediğimiz, hatta adını bile duymayıp, varlığından bir haber yaşadığımız o kadar çok köy var ki ülkemizde. Kurtarılmayı bekleyen çocuklar, dokunmamız gereken hayatlar var. Cahilliğe ve vicdansızlığa kurban giden nice kızlar var. Taşköprü, o köylerden yalnızca bir tanesi. Meryem, o kurbanlardan, Mercan, bu riski göze almış binlerce öğretmenden birileri. Hadi, hep birlikte onların hikayesine ortak olalım. Bakalım bu hikayenin kahramanları ve kurbanları kim? 🥳🥳 Yeni kitabım Meryem size emanet ❤️🤗
1000Kitap
Gezi günlükleri
Üçgün nasıl geçti anlamadım. Yorgunluğu hissetmeye başlıyorum. Antep'te bakırcılar çarşısında Hz Yuşa'nın (as) makamındayım. Beyşehir'den Alanya'ya indim. Yolda Altınbeşik mağrası vardı. Bu mevki ibradi ilçesine bağlıymış mağraya varmadan Ormana diye bir yerden geçiyorsunuz damlagöz dedikleri kalas taş karışımı ilginç evleri var. Altınbeşik dünyada sayılı mağralardan biriymiş. İçinde biraz botla dolaşılabiliyor. Oradan Manavgat'a geçtim. Maşallah aynı gürlükte akmaya devam ediyor. Sonrasında Alanya'ya devam ettim. Kızılkule ve tersnenin önünde denize girmek tarifsiz bir duyguydu. Kale bütünselliğinş koruyor. Ama Antalya Alanya arası resmen oteller bölgesi olmuş otelenden başka bir şey yok neredeyse. Alanya'dan Gazipaşa'ya kadar yollar çok güzel. Mersin istikametine geçince otellerin yerini muzlar almaya başlıyor. Yol boyunca en çok hoşuma giden yapılardan biri de Mamure kalesi oldu. En güzel kalelersen biriydi içindeki camiyi se restore etmişler ancak sabah erken saatte gittiğim için içine giremedim. Oradan Ashabı Kef mağrasına geçtim. Tarsus'un içinde bir kompleks şeklinde cami kilise medrese yanyana ama Tarsus iki zıt kutbu andırıyor. Tarihi bölge 100 yıl önceki düzensizliği ike karşınıza çıkarken dış çeperler ise yüksek katlı düzenli binalarla sizi karşılıyor. Sonra Adana merkeze geçtim. Sakıp Sabancı camini merak ediyordum. Orada namaz kılmak nasip oldu. Tam bir Osmanlı mimarisi karması oluşturulmuş. Taşköprü, Ulucami, Yeni Cami çarşının içinde görülesi yerler. En çok dikkatimi çeken de hem taraus ulucami de hem de Adana Ulucami'de minarelerin simetriğinde saat kulelerinin varlığı oldu. Atladığım birçok şey vardır mutlaka öğleye kadar buradayım. Sonrasında Urfaya geçeceğim. En çok sevdiğim şeylerden biri bir şehrin uyanışına şahitlik etmek. Bakırcılar çarşısına