Babam beni sevdiğine inaniyordu, ama ben ona bunun nasıl büyük bir safsata olduğunu tane tane anlatabilirdim; beni kaç kez ölümün pençesine attığını tek tek sayabilirdim; bu dünyayı çözmüş bir adam olma yolunda emin adımlarla ilerlerken bana, annesiz çocuğuna babalık yapmada kaç kez çuvalladığını bir bir sayabilirdim. Babam seviyordu, gerçekten seviyordu, ama kendisini seviyordu. Belki de tüm erkekler böyle seviyordur.
İnsanın adı aynı zamanda onun tarihçesidir, sadeleştirilip özetlenmiş geçmişidir ve insan, geçmişini ifade ederek kendisini yüceltir veya alçaltır; hakeza onu duyan da onu ya yüce görür ya da aşağı.
Beni kimse gözlemlemedi, beni kimse fark etmedi, ben kendi kendimi gözlemledim ve fark ettim; o görünmez ırmak benden bana aktı. Çaresizliğime isyan ederek, çaresizliğimden sevdim kendimi, çünkü elimde bundan başka bir şey yoktu.