50. BÖLÜM
🌹İnci🌹
Bugün benim doğum günüm, evet evet doğum günüm. İlk kez doğum günümü, içtenlikle hak ederek kutlamak istiyorum. Belkide ilk kez gerçekten “İyi ki doğmuşum, ya” diyerek haykırmak istiyorum. Hayatımda ilk kez, bu günü sadece takvimde yaprakmış gibi geçiştirmek istemiyorum. Hayal gibi, ilk kez “acaba ne sürpriz yapacak” diye düşünüp tatlı telaş, güzel heyecan yaşadığım bir güne uyanıyorum. Eylül, pencere kenarına usulca sinmiş, doğayı hüzünlü ama vakur kızıllığına boyamaya başlamıştı. Her şey değişiyordu, tıpkı benim gibi… tek farkla; dışarıda yapraklar dökülürken, benim içimde en parlak nergisler boy veriyor, binlerce kelebek aynı anda kanat çırparak gökyüzüne tırmanıyordu. Adımlarım beni kendiliğinden balkona sürükledi. Toprakla buluşan yağmurun mest eden kokusunu ciğerlerime çektim. Yıllardır içimde büyüttüğüm çılgın arzu, yağmur damlası gibi düştü kalbime: Islanmak. Ama öyle kenardan köşeden değil; iliklerime kadar, ruhumdaki tüm tozları yıkayana kadar ıslanmak!
Üzerimde incecik pijamalarım, ayaklarımda ev terliği ile fırladım sokağa. Yağmurun soğukluğu, içimdeki ateşin yanında sadece tatlı bir serinlikti. Kaldırımın tam ortasında durdum; avuçlarımı bereketli gökyüzüne, yüzümü ise hayata açtım. Başımı geriye eğdiğimde, semadan düşen her damla kara yazımı silercesine alnımdan süzülüyordu. Kendi eksenimde dönmeye başladım. Döndükçe dünya siliniyor, geriye sadece muazzam özgürlük kalıyordu. Kahkahalarım yağmurun mırıltısına karışırken, yıllardır sus pus oturan, köşesine sinmiş küçük İnci’nin zincirlerini kırdığını duydum. Minicik yürek, ilk kez korkmadan, çekinmeden, "Ben buradayım!" diye atıyordu. Islanan saçlarım yüzüme yapışırken, sesimin tüm mahalleyi sarmasına izin verdim:
“İYİ Kİ DOĞDUM, İYİ Kİ DOĞDUM…!”
Dakikalarca dönmüştüm kaldırımın