Freud'un beynin bilinçsiz süreçlerinden söz ettiğinde uyandırdığı şaşkınlığın nedeni, filozofların Nietzsche'ye gelene kadar yüzyıllar boyunca Descartes'ın etkisinde kalarak bilinçle zihni özdeşleştirmiş olması, bu kanaatin yaygın kabul görmesiydi yalnızca.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bugün bile pek çok eğitimli hasta, yakınmalarının bilinçdışı nedenlerini anladıklarında iyileşeceklerini sanarak terapiye başlar. Oysa tam olarak doğru değildir bu kanaat. Çünkü eskiden sanıldığının tersine, ileride değineceğim bazı nörolojik nedenler yüzünden dilsel(deklaratif) sistem üzerinde yapılan çalışmalar örtük(bilinçsiz) öğrenmeyle ilgili nörolojik sistemleri pek az etkiler.
Bu durumda gerçek dış dünyada ne sesler, ne kokular, ne renkler, ne sıcaklık, ne soğukluk, ne de tatlar vardır. Bütün bunlar dış dünyadaki fiziksel olaylar tarafından uyarılan beynin oluşturduğu, bilince içkin fenomenlerdir, bilinç içerikleridir.
Kokular gerçek uzamda değil, bu uzamı temsil eden bilinç içeriğinde, yani holografik özellikli fenomenal uzamdadır. Naif gerçekçi gündelik tutumumuzda bilinç içeriği olan bu fenomenal uzamı gerçek uzam sandığımız için de kokuların bilincimizde değil, gerçek uzamda yer aldığı yanılsamasına düşeriz.