Tauman

Tauman
unutmam gerektiğini hatırlayamıyorum
Anlaşılması asıl zor olan ; doğaya ve tarihe bu denli tutkun olan yerli ' sivil ' eylemcinin kitap yayınlamak için , dışardan para ya da onların sıkça kullandıkları deyişle ' proje desteği ' almaya gereksinmesidir .
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hatta bu işler , ' Zeugma'yı kurtarmak ' diye başladıktan sonra , ne denli baraj varsa o denli çetin bir tarih kurtarma projesine girişip , " barajlara evet ama tarihsel mirası da koruyalım " diye sürdürülen ve sonunda nerede olursa olsun tüm ' barajlara hayır ' kampanyası gibi , belki de hiç istenmeyen sonuçlara yol açılmıştır . Kurtarma kampanyasına adanan kitabın ilk sayfalarında " Rockefeller Vakfı'nın katkılarıyla yayınlanmıştır " diye yazılmış . Bu özgün sivil yaklaşım için , ' workshop ' ilişkilerinde hiçbir ek açıklamaya gerek yoktur . Görüldüğü üzere , " katkılarıyla " denilip geçiliyor . Petrol kartellerinin sahibi Rockefeller'in Türkiye'nin barajlarıyla neyi alıp veremediği ve enerji üretilecek bu barajların tarihsel mirasa ' ve o olmazsa börtü böceğe , o olmazsa herhangi bir doğal canlı ya da cansıza , binlerce kilometrekarelik bir alanda küçük bir oran tutan bir ortamda vereceği zararı sergileyecek çalışmalara para bastırmasının nedenini anlamak o denli zor olmasa gerek .
Ne var ki paranın devletten değil de vakıflardan , cemiyetlerden , şimdiki adlarıyla hükümet dışı kuruluşlardan alınmış olması suç sayılmıyor . Türkiye'de icat edilen nitelemeyle , resmi para suç oluyor ; gayri resmi para ise , yardım ya da proje desteği oluyor. NGO'dan alırsanız insani , devletten alırsanız "derin" para oluyor.
Araştırma
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.
10/10
·426 syf.··
2024 22. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2024 13:43
... "... Oysa bu güç ve kuvvet , Türkiye'de ve Türkiye halkında olan gelişme cevherine , zehirli ve yakıcı bir sıvı katmıştır . Bunun etkisi altında kalarak , milletin , en çok da yöneticilerin zihinleri tamamen bozulmuştur . Artık durumu düzeltmek , hayat bulmak , insan olmak için , mutlaka Avrupa'dan nasihat almak , bütün işleri Avrupa'nın emellerine uygun yürütmek , bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtakım zihniyetler ortaya çıktı . Oysa hangi istiklâl vardır ki yabancıların nasihatlariyla , yabancıların planlarıyla yükselebilsin ? Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir ; tarihte böyle bir olay yaratmaya kalkışanlar , zehirli sonuçlarla karşılaşmışlardır . İşte Türkiye de , bu yanlış zihniyetle sakat olan bazı yöneticiler yüzünden , her saat , her gün , her yüzyıl , biraz daha çok gerilemiş , daha çok düşmüştür . Bu düşüş , bu alçalış , yalnız maddi şeylerde olsaydı , hiçbir önemi yoktu . Ne yazık ki Türkiye ve Türk halkı , ahlâk bakımından da düşüyor . Durum incelenirse görülür ki , Türkiye Doğu ' maneviyatı'yla sona eren bir yol üzerinde bulunuyordu . Doğu'yla Batı'nın birleştiği yerde bulunduğumuz , Batı'ya yaklaştığımızı zannettiğimiz takdirde , asıl mayamız olan Doğu ' maneviyatı'ndan tamamiyle soyutlanıyoruz . Hiç şüphesizdir ki , bu büyük memleketi , bu milleti , çöküntü ve yok olma çıkmazına itmekten başka bir sonuç beklenemez ( bundan ) . " ... Bu düşüşün çıkış noktası korkuyla , aczle başlamıştır . Türkiye'nin , Türk halkının nasılsa başına geçmiş olan birtakım insanlar , galip düşmanlar karşısında , susmaya mahkûmmuş gibi , Türkiye'yi âtıl ve çekingen bir halde tutuyorlardı . Memleketin ve milletin çıkarlarının gerektirdiğini yapmakta korkak ve mütereddit idiler . Türkiye'de fikir adamları , âdeta kendi kendilerine hakaret ediyorlardı . Diyorlardı ki '
Hangi AtatürkAttila İlhan · İş Bankası Kültür Yayınları · 20031,565 okunma
Türkiye'deki ' Sayıştay ' benzeri , ABD denetim organı GAO ( Genel Hesap Bürosu ) ' nun raporuna göre ; yabancı ülkelerdeki , örneğin Türkiye'deki , bir kurum ya da kuruluş , yani vakıf ya da enstitü adı verilen dernek , yani genel adıyla bir örgüt , " Ben ülkemde , şu proje işini , örneğin ' İslam ve demokrasi ' ya da ' kimlik sorunu ' ya da ' yerel yönetimlerin güçlendirilmesi , otonomlaştırılması ' gibi projelerle ilgili ' workshop ( atölye ) ' çalışmaları yapacağım . Bu iş ya da işleri bitirince bir rapor , bir kitap , radyo yayını , televizyon belgeseli , hatta bir roman hazırlayıp , size ( IRI , NDI , CIPE , ACILS'e ) sunacağım ; şu tür bir ekiple çalışacağım ve paraları şöyle harcayacağım ; bu işler için , sizden şu denli dolar / sterlin / mark / euro istiyorum " diyerek , başvuru özet raporu hazırladığında bu ön rapor , bir yabancı devletin Dışişleri Bakanlığı'na , hem de siyasal işler bölümüne , veriliyor . Gerisi artık , NED ile ABD Dışişleri Siyasal Bölümü arasındaki eşgüdümün öngöreceği ' ferasete ' kalmış oluyor.