Halk dediğin, olabilecekken özgür olmak istemeyen, çektiği aptal acılara aptal zevkler sayesinde katlanan ve bütün sosyal anlaşmalara uyan bir mahluktur. Koyunlar sürüsü ve çobanlar sürüsüdür. Onun ötesindeyse bireyler vardır. Bireyin halka duyduğu nefret daim olmalıdır.
Kitapta genel olarak Budapeşte'de oturan iki grup çocuğun oyun sahaları olan arsaya dair verdikleri mücadele vefa ve dostluk üzerinden anlatılıyor.
Kitabı okumakla geç kaldığımı düşünsem de aslında her yaştan insanın okuyabileceği bir kitap. Bana çocukluğumdaki o masumiyeti hatırlattı. Sonu beni paramparça etti.
"Pal Sokağı Çocukları'nın üstüne titredikleri, o kadar acıyla korudukları, kahramanca savundukları bu toprak parçası şimdi içinde evler olan kışla gibi bir binayla dolacaktı. Hem de sonsuza kadar..."