Hiçbir şey dost değil bu evrende. İnsanların anlamasının zamanı geldi. Güneşin sayesinde değil dünyadaki hayat. Güneşin dünyayı buharlaştırma arzusundan dolayı hayat var gezegende.
Her duvarı tuğla tuğla, inșa edenine yedirmeye kararlı insanlar tanıdım ben. Midesi bulandığı için seyretmekten, televizyonuna ateş edenleri gördüm. Çünkü anlamışlardı. En büyük duvarın, televizyon ekranı olduğunu.
Ne geçebilirsin öbür tarafa, ne de duyurabilirsin sesini. Dünyanın en yüksek ve sağlam duvarı, televizyon ekranı!
Sorarlarsa,"Ne iş yaptın bu dünyada?" diye,rahatça verebilirim yanıtını:
"Yalnız kaldım.Kalabildim!Altı milyarın arasına doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından..."
O kadar büyüktür ki yalnızlık. O kadar kalabalıktır ki. Dünyayı dolduran canlılardan uzak bir hayat yaşamak ya da binlerce bedenin arasında olup hiçbirini dinlemeden ilerlemek. Hepsi de yalnızlığın türleridir.