Bu dönemde bebekler annelerinden ayrı bir kişilik olduklarının farkında değillerdir.Annem ve ben aynı kişiyiz diye düşünürler.Bu durum sembiyoz olarak adlandırılmaktadır.Bu sembiyotik(bağımlı) birliktelik anneleri yakınlarında olmadığında bebeklerin paniğe kapılmalarına neden olur.
Kendi kendinize ne kadar konuşsanız,okusanız ve çalışsanız da bunları destekleyecek ilişkileriniz olmadan sınırlar belirleyemez ve onları geliştiremezsiniz.Sizi ne olursa olsun sevecek kişilerle derin,kalıcı ilişkiler içine girmeden sınır belirlemeye kalkışmayın.
Peki kaçınmak neden bir sınır sorunudur?Bu sorunun kökeninde sınırların duvarlarla karıştırılması yatar.Sınırların nefes alınabilie olmalaro, kapıları blunan çitler gibi iyiyi içeriye alabilecek ve kötüyü dışarı çıkarabilecek şekilde olmaları gerekir.Sınırlar yerine duvarlara sahip olan bireyler ne iyiyi ne de kötüyü içeri alabilirler.Onlara kimse dokunamaz.
Ünlü on yedinci yüzyıl filozofu Baruch Spinoza der ki: “Mutluluğumuz ya da mutsuzluğumuz sevgiyle bağlandığımız nesnenin niteliğine bağlıdır yalnızca.”