İlk öğretim, hayatla mücadele yeri olmak zorundadır. Çok kere etrafında iyi örnek bulamayan çocuk, öğretmenini örnek insan olarak alacaktır. Öğretmen en büyük gücü ile çocuğun ahlaki yapısına yönelecek telkinin bütün vasıtalarını bu yapıyı yoğurmak için kullanacaktır. Din dersinin bu hususta büyük önemi vardır ancak din bütünüyle insanın varlığına çevrildiği için Din kültürü yalnız bir ders içinde verilemez. Belki Kur'an'ın insan anlayışına uygun telkin ve davranışlarla dini ruhun tam ve gerçek şekilde aşılanması kabil olur.
Eğer azar azar, adım adım teknik hırsı, bizi efendiler hesabına feth eder de çocuğun ahlak yapısını bir gün tamamen ihmal edersek, o zaman makine kadar gaddar ve merhametsiz kindar ve hürmetsiz, olarak yetişecek gençliğin karşısında, büyük din ve ahlak dâhimiz Mehmet Akif'in şu acıklı hitabı ister istemez dudaklarımızdan fışkıracaktır :
"Bırak tahsili evladım, sen ilkin bir haya öğren!"
Biz, tahsilden önce hayayı, pek iyi bilen, kendini bilen, cesur, fedakâr, vatansever, imanlı bir nesle ilk öğretimin kutsal kapısını açmak zorundayız.
Talebe hakikatler peşinde koşmayı meslek edinen insandır, gayesi manevi olgunlaşma olan bir mesleğin insanıdır, mekteplerin diploma müşterisi ve istikbalin mevki dilencisi değildir.
İlerici - gerici deyince asıl gericilerin ilericiler olduğunu anlamalıyız, iki günü birbirine uyan müslüman aldanmıştır,ilmi beşikten mezara kadar tahsil ediniz, ilim tahsili her Müslümana farzdır.
Bilenlerle bilmeyenler hiç bir olur mu? Yarın ölecekmiş gibi ahirete hazırlan ebedi kalacakmış gibi dünyaya bağlan diyen bir dinin mensuplarına gerici, yobaz diyenlerin şeref ve ahlaktan nasibi yoktur.