1000Kitap Logosu

tefekkür

Süheyla
Çaylak ile Filozof - 4'u inceledi.
128 syf.
·
10/10 puan
Güzel olmak iyidir, değil. İyi olmak güzeldir.
“Düşünmek, şükretmektir.” demiş Heidegger. (Thinking is thanking) Bu seriyi öğrencilerim için aldım, vermeden önce bir okuyayım dedim. Niyetim, çocuklar felsefeden uzak kalmasın. Düşünsünler, sorsunlar, araştırsınlar ve kendilerini bulsunlar. Gerçekten de çok faydalı olacağını düşünüyorum bu serinin. • İnsan her şeyden önce düşünebilen bir varlık. Bizi özel kılan yönümüz bu esasında. Kutsal kitabımızda da zaten Yaradan insanları sürekli düşünmeye sevkediyor. “Düşünmez misin?”, “Akletmez misiniz?” gibi sorular içeren pek çok ayet var. Bu yüzden aslında İslam, bizim tefekkür etmemizi, yani düşünmemizi istiyor. • Bu yüzden çocuklar felsefeden uzak tutulmamalı. Felsefe bilmeli çocuklar. Ama tabii ki bunu sırf Batılı düşünme şekliyle değil, İslami düşünme yöntemlerini merkeze koyarak ve bütün düşüncelerden beslenerek yapmalı. Sorular sorması, cevaplar araması, ve kendini bulması ancak bu şekilde sağlanabilir. Yazar da bu hassasiyet ile bu seriyi hazırlamış belli ki, emeğine sağlık. Gerçekten çok başarılı işler ortaya koyuyor. • Serinin bu dördüncü kitabı, çocukların ve gençlerin zihnini kurcalayan güzellik algısı üzerine kaleme alınmış. Çağımızda bu algı her şeyi kuşatmış bir halde. Neye baksak nereye gitsek hep göze hitap eden imajlar arıyoruz. Mutlaka görsellik önemli ama tek önemli şey oymuş gibi bir yaklaşım içinde insanlar ya da bunu itilmiş. Özellikle çocuk ve gençlerde bu durum çok yoğun yaşanıyor maalesef. • Başkası olmaya çalışma, kendin ol! Başkasından var, ama senden yok! Bu idrakte olmak dış uyarıcıların çok fazla olduğu bir dünyada gerçekten çok zor. Ama elbette imkansız değil. Bir öğretmen olarak bir çocuğa dokunabilmek en çok istediğim şeylerden biri. Bu sebeple bu seriyi ve bu tarz kitapları öğrencilerimin istifadesine sunmaya çalışıyorum. Bu kitapları okuyup çağdaş hurafelerden kalplerini ve zihinlerini temizlerler umarım. • Biz büyüklere çok iş düşüyor, elini taşın altına koymak istemeyen bir insan tipi çıktı ortaya. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!” zihniyetinden acilen kurtulmalıyız. Bir şeyler yapmak, çocuklarımızı yaşayacağı çağı bilmeli ve o çağa göre çocuk yetiştirmeye yönelmeliyiz. Hz. Ali’nin şu sözü zihinlerimize kazınmalı: “Çocuklarınızı onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin.” Özkan Öze’nin de bu kitapta vurguladığı gibi çocuklara yaklaşırken çok özenli davranmamız gerekiyor. Nutuk atmadan, nasihat çekmeden, vaaz vermeden bir dil inşa etmek esas olan apaçık. Çocukların zihin açan kitaplara da ihtiyacı var. Kitaplarla ancak cennetten bir dünya kurabiliriz. Kitapla ve sağlıcakla kalın.
Çaylak ile Filozof - 4
Okuyacaklarıma Ekle
6
Kuvayımilliye
bir alıntı ekledi.
Yüce Allah (cc)
Ebu Hureyre ( Radıyallahu Anh) dan rivayet edildiğine göre,Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem ): '' Bir anlık tefekkür ( Allah_u Teala,nın yaratıklarını düşünerek O,nun büyüklüğünü anlamak ), altmış sene ibadetten hayırlıdır.'' ( Ali el Müttaki, Kenzül Ummal 3/ )106 No.5710)
4
tefekkür
Zihin karmaşa, rahatsızlık, hastalık demektir; zihin gergin, mutsuz ruh hali demektir. Zihin sessiz olamaz. Sessizlik olduğunda zihin yoktur.. Osho
3
Mehmet Akif Çelik
bir alıntı ekledi.
“Çünkü düşünce hayatımızı 280 harfle ifade etmek gibi bir bahtsızlığa muhatap olduk. İnsanlar, ekranla çok fazla haşır neşir oldukça, kitap okuma melekelerini de kaybediyorlar. Dışarıda o kadar gürültülü, o kadar aksiyona dayalı bir âlem var ki, oturup sakin sakin düşünmeyi, tefekkür etmeyi, Allah’la beraber murakabeye dalmayı, onu düşünmeyi, geçmişi sorgulamayı hayal bile edemiyoruz. Gürültülü hayata ne kadar katılırsak, o imkânı o kadar kaybediyoruz. İnsanın bir uzlet mekânı, kaçıp sığınacağı bir kovuk bulması lazım kendine.”
1