Haziran
yataktan sürüne sürüne kalkarkan, kaçıncı defadır saati erteliyor sayamadı..bu sonuncuydu işte, tek bildiği buydu..derisi pul pul, gözleri yarı açık yarı kapalı, ayaklarında bir uyuşukluk..bunların ne kadarı fiziksel, ne kadarı psikoloijik? sonra işte konkalarında bir şişlik, sanki bahar nezlesi bastıracak gibi de, değil gibi de ne olduğu belirsiz biz boğaz batması, boğaz yanması...kalp çakrasını açmak niyeti ile belini sakatlamasa bari! tövbe tövbe, köprü kurmak da nereden çıktı kadın, daha bulaşıklar duruyor öylece!...10 yıl önce bu zamanlar, yürü yürü bitmeyen yollar kocaman bir karın ve illa ki ikizler burcu çıkacak bir bebe!!! 4 gün daha bekletmediler çocuğu! hayatının en sürprizli anının üzerinden neredeyse 10 yıl geçmiş oluyor artık! takmadığı ne varsa takıyor, takdığı ne varsa takmıyor! buna küpe de dahil! neyse işte, herkes gibi, herkes kadar bir ömür geçerken; kirlenmek gibi eskimek de güzeldir diyerek kendini bir ekrandan başka bir ekrana atıyor...ekranlarca bir hayat onunki...
Cebimizden Yetmedi, Gençliğimizden Verdik
Kendi Hikayemizi Gözyaşımızla Yazdık. Şimdi Aynalara Bakarken Yorgun Bir Maziyi Görüyoruz. Kaybettiklerimiz Kazandıklarımıza Kefaret Oldu. Eksilen Yılların Hesabını Sadece Sessizlik Tutar. Hayat Denilen Bu Pazarda En Büyük Bedeli Biz Ödedik. Zaman Akıp Giderken Biz Geride Kalan İzlere Sığındık. Cesur Adımların Faturası Daima En Ağır Olandır. Geleceği İnşa Ederken Kendi Baharımızı Feda Ettik. Hayata Borçlu Değil, Alacaklıyız. Şimdi Hatıralarımızla Zenginiz. Geriye Kalan Sadece Yorgun Bir Tebessüm. Bedelini Ödediğimiz Hayat Artık Bizimdir. Yine de Yolumuzdan Asla Dönmedik. Her Adımda Biraz Daha Eksildik. Başarıya Giden Yolu Emekle Ördük.
Duygu ve Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yuvanın Nurlu Temeli
İki cihan saadeti adına, Rabb’in emri, Resul’ün sünnetidir bu bağ, Nurlu bir yuva kurulur huzur adında, Kalpler birleşir, gönüllere vurulur düğüm ve çağ. Sevgiyle yeşerir hanelerdeki o ince fidan, Sabırla örülür saadet, şefkatle dolar her an, İmanla birleşen ömür, olur iki dünya için revan, Allah rızasıdır evliliği kıymetli kılan en yüce nişan. Bilgilendirme: Evlilik, sadece iki insanın dünyevi birlikteliği değil; Rabbimizin rızasını kazanmaya vesile olan, Peygamber Efendimiz (sav)’in bizlere bıraktığı en güzel sünnetlerden biridir. Kur'an-ı Kerim’de Rum Suresi 21. ayette Yüce Rabbimiz şöyle buyurur: "Kendileriyle huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir." Görüldüğü üzere evlilik, kalbin teskin olduğu, ruhun sükûnete erdiği bir limandır. Bir Müslüman, yuva kurarak hem neslini koruma altına alır hem de hayatını meşru bir zemine oturtarak Rabbine karşı olan sorumluluklarını yerine getirmenin huzurunu yaşar. Günahlardan Bir Kalkan Olarak Aile İçinde bulunduğumuz çağda, nefsin arzu ve istekleri her an karşımıza bir imtihan olarak çıkabilmektedir. İnsanoğlu, fıtratı gereği sevgiye, şefkate ve güvene muhtaçtır. İslam, bu meşru ihtiyaçların karşılanması için evliliği tek yol olarak göstermiş ve böylece insanı haramın karanlık dehlizlerinden korumuştur. Peygamber Efendimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar: "Ey gençler topluluğu! Aranızdan kimin gücü yetiyorsa hemen evlensin. Çünkü evlilik, gözü haramdan çevirmek ve iffeti korumak için en iyi yoldur." (Buhari) Evlilik, kişiye büyük bir sorumluluk yükler; ancak bu sorumluluk, insanı boşlukta bırakmaz, aksine disipline eder. Eşlerin birbirine karşı olan merhameti, paylaşımı ve sadakati, insanı dünyevi ve uhrevi
Din
Ey Köhne Yalnızlık ​Ey köhne yalnızlık! Seni rab edinmeyeceğim. Yalnız geçeceğim belki bu yollardan, İliklerime işleyecek o soğuk sızı; Ama yine de seni rab edinmeyeceğim. ​Sokaklarda tek başıma yürüyecek, Babamın mezarına kimsesiz gideceğim. Gidip bir çiçek alacağım kendime, Ama sana asla boyun eğmeyeceğim. ​Ey biçare dünya! Seni de rab edinmeyeceğim. Sokaklarda çığlık çığlığa koşan çocuklar, Parklarda bir oturup bir kalkan sevgililer... Annesini, babasını sevdiğini söyleyip Onları bakımevlerine terk edenler; Sizin o "sevginizi" rab edinmeyeceğim. ​Çiçekleri koparıp sevdiklerine verenler, Onları fotoğraflarına süs, Yalnızlıklarına arkadaş edenler... Papatyalara yapılan o büyük zulümden sonra, Sizin çiçek sevginizi de rab edinmeyeceğim. ​Rab edinmeyeceğim attığınız o boş nâraları, Ve modası geçmiş kalabalıklarınızı... Ah, edinmek ne kadar kolay!
Bu dua, insanın en büyük yolculuğunu tek cümlede anlatır. Buradaki “kendimden vazgeçmek”, özümüzden uzaklaşmak değil; bizi hakikatimizden ayıran kibirden, korkulardan, bağımlılıklardan, sahte kimliklerden ve nefsin kurduğu benlikten vazgeçmektir. Çünkü Allah’a yaklaşmanın önündeki en büyük perde çoğu zaman dünya değil, kendimiz sandığımız şeylerdir. “Sana kavuşabilecek kadar kendime yaklaştır” kısmı ise çok derin bir hakikate işaret eder. İnsan Rabbine yaklaştıkça özüne, fıtratına ve kendisine üflenen ilahi emanete de yaklaşır. Çünkü Allah’a giden yol, insanın özüne giden yoldur. Bu dua aslında şöyle de okunabilir: “Allah’ım, bana ait olmayan her şeyden uzaklaştır; Sana ait olan özüme yaklaştır.” Çünkü hakiki yolculuk, kendini kaybetmek değil; kendinde kaybolan hakikati bulmaktır. “İnsan, kendinden vazgeçebildiği kadar Allah’a; Allah’a yaklaştığı kadar da kendine yaklaşır.”
Din İslam
Bu anların bi anlamı olmalı. Bir anlamı olmalı bu kaygıların .. Bir anlamı olmalı saatlerce tek bir odaya tıkınıp kalmanın .. Bir anlamı olmalı bu zorlanmanın.. Bir anlamı olmalı .. Allahım inşallah bir anlamı vardır.. zira ben anlamı aramaktan yoruldum
Duygu ve Düşünce