“Okuduğum en iğrenç kitaplardan biriydi, bu yazarın yazımı her kitabında aynıysa lütfen okuyan biri beni ikaz etsin ömrüm boyunca bir kez daha herhangi bir kitabını gerçi kitap demek bile bana batıyor şu an ama neyse okumak istemiyorum. Şimdiye kadar hiç kadının bu kadar aşağılanmış, bu kadar “sadece tek bir işlevi” varmışçasına lanse edildiği bir kitap okumamıştım. Kitabın hemen her yerinde aşağıya bıraktığım küçümseyici ifadeler kullanılmıştı. Ya anlam veremiyorum gerçekten o dönem öyleyse bile keşke ama keşke Mrs. Helena Normanton’unun bakışını (“Bir ülkedeki kadınların savaşı önlemek için yapabilecekleri tek şey, 'ölme olasılığıyla savaşa giden askerler' sağlamayı durdurmaktır,”) benimseyip şöyle deseydik. Senin büyüyüp gelişmen için onca sıkıntıya katlanıyorum ama yine de sen bana ve tüm diğer kadınlara bunca kaba hadsiz ve iğrenç olabiliyorsan keşke olmasan!!!
Kusura bakmayın bu kitap denilen şeyde başka bir fikir çıkaracak kadar midemin bulantısına hakim olamadığım için doğru düzgün kendimi veremedim.
Okuyacaklara sabır diliyorum öncelikle kadınlara.
Bulantımın sebepleri adlı çalışmam burada:
• Geçti karıların arsızlık çağı...
• Erkek işine karışmayacak akıllı karı...
• Yiğit karı herifinin yatağını boş komaz,
• Kahpelik, kancık ittir. Hiçbir zaman erkek itlere boğulmaz.
• Vah vah... Neden kapatır senin gibi karıyı böyle sümsük, haddini bilmez de?
• Evet, önce oturduğu yeri bilirdim. Senden saklım yoktur, birkaç kez karı marı istedi, götürdük.
• "Gülcemal karı adı... Kim takmış acaba bunu buna? Kodamanlardan biri elbet! Kızının adıysa, eh olağan! Ama kapatmasının adıysa, kıyak! Aşk olsun!"
• "Hovardalık mı etmekteyiz yahu? Karıyı vapurda gördük, işimizin ardını kovalıyoruz!"
• "Vay başıma! Ne zamandır günah oldu cennet yemişleri? Allah'ımızın