İçkinlik sınırları doğa tarafından belirlenmiş sonlu bir ada değil,sonsuz karşılaşma olanaklarını kuşatan uçsuz bucaksız bir okyanusun ta kendisidir ve bu okyanusta kişinin yönünü tayin etmesine yarayan teknik,pratik ve deneyime içkin serbest kurallar bütünü etik olarak adlandırılır.
Kant, içkinliğin yurdunu fenomenal bir adaya benzetirken,aşkınlığı ise bu adanın etrafını çeviren,saf aklın salt spekülatif kullanımının uçsuz bucaksız okyanusuna benzetir.
Her zaman yasa,yasak ve kısıtlamalar gibi olumsuz biçimlerle işleyen; insana ne yapabileceğini değil,ne yapmaması gerektiğini söyleyen bu ahlaki üçlemede tekrar eden motif egemenlik motifidir.