Tanrı insanı namuslu ve namussuz olma ihtimalleriyle yaratır ve orada durur. İnsanın ilişkileri o ihtimalleri besler, birini ya da öbürünü. Sonuç olarak ortaya ya namuslu ya da namussuz bir insan çıkar.
Zihin kişiden bağımsızdır. İnsan onu idare edemez; canı isterse onu yapar. İnsana rağmen bir konu seçer; insana rağmen onun peşinden gider; insana rağmen onu bir kenara atar. Zihin tamamen bağımsızdır insandan.
Tanrı insanı namuslu ve namussuz olma ihtimalleriyle yaratır ve orada durur. İnsanın ilişkileri o ihtimalleri besler, birini ya da öbürünü. Sonuç olarak ortaya ya namuslu ya da namussuz bir insan çıkar.
“Çoğunluktan benim kitabımı okumamasını istiyorum.”
Baruch Spinoza , Teolojik -Politik İnceleme adlı eserinin önsözünde bu cümleyle başlar uyarısına ve devam eder:
“Aklın teolojinin hizmetçisi olduğunu düşünen batıl inançlı, eğitimsiz halk bu eserden hiçbir şey elde edemeyecektir. Ayrıca inançları da rahatsız edici bir şekilde sarsılabilir.”
Spinoza’ya göre gerçek felsefe; elit, sabır isteyen bir uğraştır. Yazılarının, ancak belirli bir entelektüel olgunluğa ulaşmış kişilerce anlaşılabileceğine inanır ve fikirlerinin geniş kabul görmesi için uzun bir tarihsel sürece ihtiyaç olduğunu söyler.
Kurgu ve gerçek hayatın, tarihi olaylar dizisinin; felsefe ve edebiyatla böylesine ustalıkla harmanlanabileceğini bir kez daha Irvin D. Yalom sayesinde anladım. Bu kitapla artık net bir fikrim oluştu - Bu alanın en iyisi Yalom.
Spinoza gibi bir filozofun, Nazi ideolojisinin en karanlık zihinlerinden Rosenberg ile düşünsel çatışmasını anlatmak zaten başlı başına etkileyici. Ama Yalom sadece bunu yapmıyor, daha neler anlatıyor, neler düşündürüyor bir bilseniz…
Spinoza’nın; inandığı doğrular uğruna, dini cemaatine ve ailesine rağmen, inançlarının peşinden giderek aklını özgürleştirme çabası beni en çok etkileyen noktalardan biri oldu. Kendi hislerine, kendi aklına, kendi sonuçlarına ulaşmayı seçen ve bu doğrultuda yaşamayı başarabilen biri…
Kitap boyunca Johann Wolfgang Von Goethe ’nin Spinoza’nın Etika adlı eserinden nasıl etkilendiğini, duygularını ve düşüncelerini nasıl satırlara döktüğünü okumak da ayrı bir derinlik katıyor. Düşünce dünyasına öyle bir yolculuk ki, durup durup üzerine düşündürüyor.
Bir de şu cümle var ki bana göre kitaptan çıkarılacak en değerli özet:
İnandığın ya da inandığını söylediğin şeyler değil, yaptığın şeyler önemlidir.
Spinoza’nın Etika kitabındaki bazı tanımlar, okurken insanı
Spinoza ProblemiIrvin D. Yalom · Kabalcı Yayınevi · 20132,705 okunma