Adaletin alegorik figürü Justitia bir kadındır. Anneler de kadındır ve annenin tüm çocuklarını eşit sevdiklerine, aralarında ayırım yapmadıklarına ve fark gözetmediklerine, adaletli davranmaya muktedir olduklarına dair bir düşünce mevcuttur.
Keşke gerçek olsa denen bir rüyadır bu. Anne çocuklarına farklı davranır, çünkü anne çocuklarının yaklaşımlarına cevap verir, çocukların yaklaşımları da farklıdır. Kanımca, bir anne için, bebeklikten sonra da annesine sadakat, saygı ve hayranlık gösteren, annesini eleştiren ve suçlayan değil de anlayan bir gözle bakan çocuğu sevip onunla birlikte olmak daha kolaydır, o sadık çocuğa tatlı tatlı baktığı, eleştirel olana da kaşlarını çattığı anda kavga başlar. Kız kardeşler bunu erkenden fark eder, anneler de çocuklarının onlar için ettikleri kavgayı fark eder, bu, annelerin iyi, işe yarar ya da yaramaz olmasından bağımsız bir olgudur, anne için en kanlı mücadeleler özellikle çocuklar küçükken yaşanır, aile bir savaş alanıdır, anne ise kraliçe. Ailenin dışında kraliçe olamayan anne, buradaki kraliçe statüsünün tadını çıkarır, bu durumu uzattıkça uzatır. Belki anne ne kadar az işe yarıyorsa, kavga o kadar kanlı ve acımasız olur, bu yüzden çocuklar bir lokma iyilik için kıyasya mücadele etmek zorunda kalır, pek çok anne bu mücadeleden ve bu mücadelenin evlatlarının bazısında körü körüne bir bağlılığa yol açmasından hoşlanır, onun sıcaklığına, ilgisine duydukları hasretin ifadesinden beslenir, bunun anne ve insan olarak becerisinin bir delili olduğuna kendini inandırır. Bu yüzden, bilinçli ya da bilinçsizce, mücadeleyi kışkırtmak, uzatmak için çabalar.
Çocuklar bunu görmezler, annelerinden daha fazlasını isterler,