Bazı birliktelikler yarım kalır; hiçbir zaman tamamlanmayacaktır.
Geriye yalnızca yarım hikâyeler, birkaç şarkı, birkaç şehir, birkaç yemek tarifi…
En çok da anılar kalır.
Ama bu yarım şeylere dönüp baktığımızda, kederden bir bütün bile oluşmaz.
Onlardan bize kalan tek şey, onları sevdiğimiz zamanlardır.
Ve bazen bununla yetinmeyi öğrenmek gerekir —
yaşanmamışlıklara isyan ederek değil,
yaşanmışların minnetiyle.
Bu yüzden, bazı öyküler yok sayılarak değil,
hatırlana hatırlana unutulur. Bu sebeple her aşkın sonu yoktur bazı aşkların sonsuzluğu vardır.
yazar, “Bazı kitaplardan yalnızca yazar değil, okur da sorumludur,” demiş.
Belki de bu yüzden bazı kitapların sonu yoktur;
çünkü sonu yazmak da, düşlemek de hem yazarın hem okurun payına düşer.
Bu kitabın bir sonu yok.
O yüzden sonsuz.
Ve tam da bu haliyle, hatırlanmaya değer.