Psikoloji ————-FELSEFE————- Tövbe etmezsen mümkün değil iyileşemezsin Sıratı mustakimin önemi Sana o hal ve davranış gelmediği sürece böyle davranmamalısın Sana o halin zuhur etmesi lazım -S Kulum bana şu şu günahlarla gelme “Rabbim önce kişiyi hazırlıyor.Hani bir saraya layık bir halıysan saraya giderkende çamurlu kirli olmamak lazım.İlkönce bir temizleneceksin. Bunu yaşayacaksın yaşadıklarına binaen cenabı Allah merhametlerin en merhametlisi benim için sabrediyor benden istiyo ve hala daha istiyo bunu verdim gene istiyo gene sabrediyo en iyisini en iyi şekilde donanmış halde veriyor.” -Synergykendiyas/Burak Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil. MalcomX Bak çokça hata yapacaksın Çokca hatanın içindende hepsinden Allahütealayı razı edecek şekilde ayrılman gerekiyor
Kadın ve erkek arasındaki ilişkinin metafizik temellendirilmesi
Kadın ve erkek arasındaki ilişkinin metafizik temellendirilmesi Aristotales ruh gittiğinde bedenin hükmü kalmaz.Ruh sonsuz cisim sonludur der. Aristo ve descartesin dediği gibi ruh bedeni idare eden genel bir ruhtan ve fikirden oluşur.Ruh kadında ,fikir ise erkekte vardır.Aristoya göre kadınlar eksik erkeklerdir.Fikir cevheri eksiktir. (kadınlar büyük işler için yaratılmamıştır.-Arthur scopenhauer) Peki sizce gerçekten böyle mi Benim kabul ettiğim Muhyiddin İbnül arabinin görüşüdür.Kadınlar fikir bakımından 1 derece eksiktir fakat Kadının gücü erkekten daha büyüktür. Fikirde bir cevherdir kadın fikir cevherinde eksiktir.Genel cevherde kadın daha üstündür. Nitekimki imamı rabbani kadına verilen esmalarda özellikle ez Zahir esmasında eriyip gittiğini söylüyor.Bir ateş düşünün bu ateş seni yakıyor. Halbuki bu ateşin aklı yok fikri yok. (FikirXHayal gücü arası geçişle bu değişimi azsonra anlatıcaz) İşte kadının gücü de öyledir. Zeka dediğimiz şey hayal gücü X fikirden oluşur.Biri 0 olursa zeka yine oluşmaz. Hayal gücü kadında fikir ise erkekte vardır.Einstein zekanın gerçek gücünün hayal gücü olduğunu söyler Kant ise eğitim üzerinederoman kitaplarının hafızayı zayıflattığını anlatır john locke ise şöyle bir itirazda bulunur. Hayal gücü inandırmada güçlü olsa bile fikir olmadığı zaman kendini kandırmaktan başka işe yaramaz.Bu fikre göre Kadının daha zeki olduğunu ama kendilerini kolay kandırdıklarını söylemek mümkün.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Frontotemporal demans, kişinin davranışlarını kontrol etme veya başkalarıyla konuşup onları anlama yeteneğini etkileyen uzun süreli bir rahatsızlıktır Frontotemporal olduğu zaman hasta unutkanlıkla birlikte sapıklık yapmaya başlar.Küfreder ailedeki insanlara saldırmaya başlar.Porno filmleri izlemeye başlar. Alzheimerde genellikle temporal lob etkilenir Ama frontotemğoralde hem prefrontal hem temporal etkilenir Frontal lob kapanınca limbik yani hayvan beyni ortaya çıkar.Seksüel düşkünlük oluşur. -Oytun erbaş
Broca alanı:Konuşma alanı Konuşulanları anlama merkezi:Wernicke's area(temporal lob) Broca alıyo götürüyo wernickeye geri brockaya gidiyor.Bunları birbirine bağlayan fasciculus arcuatus var. -Oytun erbaş
Hipokampus Ne İşe Yarar?
Hipokampus, hafıza ve öğrenme yetisinden sorumlu olan beynin bir parçasına verilen isimdir. Beyindeki bu küçük yapı hem kısa hem de uzun vadede belleğinizin işlemesine ve çevrenizi inceleyerek farkındalık kazanmanıza yardımcı olur. Hippokampus işlevsel açıdan altta yatan farklı durumlardan kaynaklı çalışmazsa veya işlevi azalırsa alzheimer hastalığı gibi bazı hastalıklara ve yaralanmalara sebebiyet verebilir. Kısa süreli anıları tutmak ve bunları beynimizdeki uzun süreli depolamaya aktarmak hipokampusun en önemli görevidir. Ayrıca kaygı ve kaçınma davranışları da dahil olmak üzere duygusal işlemelerde de hipokampus önemli bir rol oynar. Hipokampusun görevleri şu şekilde ifade edilebilir: Hipokampus hafıza merkezidir Öğrenme sürecini yönetir Kısa süreli anıları depolayıp geri çağırarak uzun süreli anılara dönüştürür Çevre ve mekan algısını oluşturur Hipokampus ve hafıza Tipik olarak "hafıza" terimi, geçmiş deneyimleri veya önceden öğrenilmiş bilgileri bilinçli bir şekilde hatırlama yeteneğini ifade eder. Bu tür hafızanın bu sisteme bağlı olduğu düşünülür. Amigdala ise duygusal tepkilerde ve duygusal anıların oluşumunda en çok yer alan beyin yapısıdır. Amigdala ve hipokampus, sinerjik olarak birlikte hareket eden bir sistem oluştururlar. Bu beyin yapıları, duygusal bir olaydan sonra aktive olur ve konsolidasyon sürecinde birbirleriyle çapraz iletişim kurar. Amigdala ve hipokampusun bu ikili aktivasyonu ve aralarındaki dinamikler, duygusal temelli anılara sebep olur. Hipokampüs, bu yüzden beynin hafıza merkezi olarak bilinir. Hipokampüsteki hasar; alzheimer, amnezi, geçici hafıza kaybı, epilepsi ve şizofreni gibi çeşitli nörolojik bozukluklara sebep olur. Daha az sıklıkta görülse de hipokampuse gelen iki taraflı hasar, yeni anılar oluşturma yeteneğini etkileyebilir ve
Hayata Dair
Déjà vu ve jamais vu
Déjà vu çoğumuzun başına gelen bir olay. Hani bazen bir anda “Burası çok tanıdık geliyor, sanki bunu daha önce yaşamıştım” deriz ya… İşte bu his, déjà vu diye adlandırılıyor. Fransızca’da “zaten görülmüş” anlamına geliyor ve neredeyse herkes hayatında birkaç kez deneyimliyor. Peki neden oluyor? Déjà vu, beynin kısa süreli bellek ile uzun süreli belleği aynı anda tetiklemesi sonucu ortaya çıkıyor. Yani yeni bir olay yaşarken, beynin bir kısmı bunu eski bir anı gibi işaretliyor. Bu kısa süreli bir kafa karışıklığı; aslında bir hata değil, beynin çok hızlı çalışmasının yan etkisi. Düşünsenize bir kafeye giriyorsun ve bir sandalye, masa ya da müzik seni tanıdık hissettiriyor. Bir an için “acaba daha önce burada mıydım?” diye geçiriyorsun. Ama gerçek hayatta çoğu zaman ilk defa gidiyorsun. İşte déjà vu bu tuhaf ama büyüleyici hissi yaratıyor. Biraz daha olaya bilimsel bakalım: 1. Bellek Senkronizasyonu Beynimizin hipokampus ve temporal lob bölgeleri, kısa süreli ve uzun süreli bellekleri bin arada işler. Déjà vu, bu sistemler arasında küçük bir zamanlama hatası olduğunda ortaya çıkar. Yeni bir olay, sanki daha önce yaşanmış gibi etiketlenir. 2. Algısal Hız Farkı Duyularımızdan gelen bilgi, beynin farklı bölgelerine farklı hızlarda ulaşır. Eğer bir bölge diğerinden biraz önce işlense, deneyim "tanıdık" olarak algılanabilir. 3. Bilişsel Tahmin ve Modelleme Beyin, sürekli çevresini tahmin eder. Déjà vu, beynin hatırlama mekanizmasının kısa süreli bir yanılgısıdın; eski deneyimle yeni deneyimi yanlış eşleştirir. (Kaynak: kuious.ku.edu.tr) Şimdi bunun tam tersine bakalım: jamais vu, yani “hiç görülmemiş” hissi. Mesela: •Defalarca okuduğun kelimeye bakıp, sanki ilk defa görüyormuş gibi hissetmek. •Günlük yürüdüğün yolda bir anlık şaşkınlıkla “Burası