İki çocuk söyledi günahlardan taşarak:
Yaşamayı kimse bağışlamaz bize
Biz onu ölümün ana rahminden
Aşka dönmüş bir beden arzusuyla
Harf harf yaratarak çeker alırız.
Taş yumuşacık
Toprak sıcak
Merhameti öğrendim.
İnsan sözlerden yapılırmış
Payıma düşen rüyayı
Gördüm bitirdim.
Kim çırpınırdı bunca
Ölüm olmasaydı
Güzellik, sana sığındım.
Bir salyangoz söyledi
Daha yüce değilmiş
İnsanın yaşama tutkusu.
Seni sevdim
Canıma yürüdü bütün zamanlar
Yerlere göklere doldum.
*spoiler alert*
"I have done it," she says. At first I do not understand. But then I see the
tomb, and the marks she has made on the stone, ACHILLES, it reads. And
beside it, PATROCLUS.
"Go," she says. "He waits for you."
In the darkness, two shadows, reaching through the hopeless, heavy dusk. Their hands meet, and light spills in a flood like a hundred golden urns pouring out of the sun.