İnsanın kasten, şuurlu olarak zararlı, manasız, hatta son derece budalaca bir arzuya kapıldığı, tek bir durum vardır: Yalnız akla uygun şeyler istemek zorunda kalmayıp, ne kadar manasız olursa olsun "istemek hakkına" sahip olmak. Bu manasız istek, hele bazı hallerde bizim için bütün dünya nimetlerinin üstünde bir değer kazanabilir baylar. Bazen bize açıkça zararı dokunduğu ve çıkar üzerine en akla yakın düşüncelerimize taban tabana zıt düştüğü durumlarda bile, bütün öbür çıkarlardan daha çok fayda sağlayabilir, çünkü bizim için en önemli, en değerli bir varlığı, şahsiyetimizi, özelliğimizi korumaktadır.