İLGİ DUYDUĞUNUZ ALANA GÖRE ÖNERİLER.
İlgili Alanlar: Psikoloji, mitoloji, botanik, felsefe, dil ve kökenleri, müzik, sanat tarihi, gastronomi, edebiyat. 1. PSİKOLOJİ 📚 Kitap İnsanın Anlam Arayışı – Viktor E. Frankl (Toplama kampı deneyimlerinden doğan, varoluşçu psikoterapinin temel taşı.) Hafifçe Bir Silkinsek? – Engin Geçtan (Türkiye’nin en değerli psikiyatristlerinden, insan ilişkileri ve çağın getirdiği yabancılaşma üzerine.) Düşünme, Hızlı ve Yavaş – Daniel Kahneman (Zihnimizin kararları nasıl aldığını ve bilişsel yanılsamaları anlatan Nobel ödüllü başyapıt.) 🎬 Film Shutter Island (Zindan Adası) – Yön: Martin Scorsese (Algı, travma ve savunma mekanizmaları üzerine kusursuz bir psikolojik gerilim.) Memento (Akıl Defteri) – Yön: Christopher Nolan (Anterograd amnezi [yakın hafıza kaybı] ve kimlik inşasını ters kronolojiyle işleyen bir yapıt.) Persona – Yön: Ingmar Bergman (İnsan ruhunun maskelerini [persona] ve kimlik çözülmesini anlatan sinema klasiği.) 🎙️ Podcast Merdiven Altı Terapi – Deniz Dülgeroğlu Anlam Arayışı – Umut Ateş Hidden Brain – Shankar Vedantam (NPR) (İngilizce; insan davranışlarının arkasındaki bilinçaltı kalıpları inceliyor.) 📄 Makale / Akademik Eser "Grup Psikolojisi ve Ego Analizi" – Sigmund Freud "Kitlelerin Psikolojisi" – Gustave Le Bon (Kitle davranışlarını anlamak için temel metin.) "The Magical Number Seven, Plus or Minus Two" – George A. Miller (İnsan hafızasının sınırlarını belirleyen, bilişsel psikolojinin en ünlü makalelerinden biri.)
Bilginin sınırlarını çizenlere ithafen: "Kütüphanenize girebilecek kitapları seçme hakkınıza sonsuz saygım var, ama benim okuduklarım sizin rafınıza sığmayacak kadar büyük." 📚✨🌟 Cinselliğin Gölgesinde Bir Felsefi İsyan: Neden Tabuları Yıkıyorum? 🌟 Sevgili dostlar, gününüzün her anı özgür bir nefesle dolsun. Bugün, ruhumun derinliklerinden yükselen bir çağrıyla karşınızdayım: Neden bedenimizin en doğal ritmini, cinselliği, bir tabu zinciriyle sarıyoruz? Bu soru, son zamanlarda aldığım saçma sapan tepkilerin fitilini ateşledi – ve işte ben, bu yangını bir aydınlanma meşalesine dönüştürmeye geldim! 🔥💡 Burası benim kutsal alanım, şahsi hesabım; burada okuduğum, paylaştığım her kelime benim özgür irademin yansıması. Seks, cinsellik, pornografi üzerine yaptığım okumalar mı rahatsız ediyor? Lütfen durun ve düşünün: Bu, sadece bir heves değil, bir yolculuk. Cinsel terapi ve seksoloji eğitimi alıyorum; bedenimizin gizemli haritasını, fizyolojiyi, biyolojiyi ve anatomiyi keşfediyorum. Yıllardır nü fotoğrafçılığıyla uğraşıyorum – o çıplak formlarda, insan ruhunun en saf ifadesini görüyorum. 📸❤️ Sanatın ve bilimin ışığında, insanı tüm çıplaklığıyla anlamaya çalışıyorum.Ama asıl mesele, felsefi bir isyan: Cinsellikteki gereksiz tabulardan nefret ediyorum! Onlar, bizi kendi bedenlerimizden yabancılaştıran zincirler. Sokrates'in mağarasından çıkmak gibi, bu tabuları sarsarak özgürlüğe adım atıyorum. Psikoloji ve sosyolojinin derinliklerinde, adli tıpın soğuk gerçekliğinde geziniyorum; profilimi incelerseniz, sadece cinsellik değil, varoluşun tüm katmanlarını kucakladığımı göreceksiniz. Filozofça soruyorum: Neden korkuyoruz? Bu tabuları yıkmak, bizi daha insani kılmaz mı? 🤔🔓 Kimseye saygısızlık etmedim, rahatsızlık vermedim – ve aynı saygıyı bekliyorum. Beğenmiyorsanız,
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir kuşaktan bir kuşağa tavsiyeler
başarılı insanlardan tavsiye dinlemeyin. özellikle istemediğiniz tavsiyelere kulak asmayın. aile her şeydir. istisnalar kaideyi bozmaz. Hobiler edinin ve kısıtlı vaktinizin kıymetini bilin. depresyon hareketli hedefleri vuramaz, gündelik hareket ve düzgün uyku sizi hiç sanmadığınız kadar dinç tutar. psikolojik sandığınız sorunların metabolik olma ihtimali vardır, doğru düzgün yemekler yemeye özen gösterin. yemek yapmayı öğrenin. paranızı biriktirin, düşük riskli uzun vadeli yatırımlar yapmayı öğrenin. ayda 100 lira bile olsa birikim alışkanlığınız olsun. yeter ki o kumbara her ay + yazsın. nasıl geçmişteki kendimizi hatırlayıp bazı duygulara boğuluyorsak, gelecekteki kendimizi tahayyül etme şansımız da var. iradenizi zorlayan her davranış için gelecekteki kendinizi hayal edin, o davranışı onun için yapın. ona hediye edin. kendini sevmek, tıpkı eş ve sevgiliyi sevmek gibi emek ister. sigaraya başlamayın. başladıysanız allen carr’ın “sigarayı bırakmanın kolay yolu” kitabını bir defa baştan sona okuyun. “bu bilgi bana gerçekten lazım mı?” çok kritik bir sorudur. merak ettiğiniz her şeyin önünde bu soruyu bulundurun. kafanız karışıksa yürüyün. çok doluysa yazın. bomboşsa müzik dinleyin. 3 ayda bir kan testi yaptırın, eksiğiniz neyse üzerine gidin. kışın d vitaminini eksik etmeyin. bir şey olmaya çalışmayın. huzurlu, kendi halinde bir insan olursanız hayat sizi olmak istediğiniz yerlere yaklaştırır, seçim şansları tanır. şans kapıyı çalınca hazır olun yeter. bazı şeyler bazen olmaz. yasını tutun, fırtınayı dindirin. kapılar camlar kapalı, dünyadan gizli ağlayın. sonra ya yeniden başlayın, ya da yeni bir şeye başlayın. affetmeyi öğrenin. anne baba da, okuldaki hoca da, dallamalık yapan sevgili de hayatı ilk defa yaşıyor. sürekli nefretle yaşamak zehri içip
1000Kitap
"İNCİ" Şimdi ben neydim...
19. BÖLÜM 🌹 İnci 🌹 Annem bu dünyadan göçtüğünde, o sessiz günlerde, bana "öksüz" dediler. Oysa, hangi biri bilebilirdi ki, onların "öksüz" tanımlaması, benim hissettiğim o dipsiz boşluğun yanında ne kadar da sığ kaldığını. Babam öldüğünde ise "yetim” dediler. Ah, o kelime... Onlar, babam hayattayken bile, onun gölgesinde nasıl da yalnız kalabildiğimi, o yetimliğin tadını dudaklarımda nasıl da acı bir şerbet gibi hissettiğimi asla göremediler. Anneannem... O benim annemdi, babamdı, her düştüğümde tutunduğum sığınağımdı. Varlığı, yıkılan dünyamı her seferinde sabırla, şefkatle yeniden inşa eden sihirli bir eldi. Annemin gidişinden seneler sonra, gözlerim dolu dolu ona bakıp, "Ben öksüz müyüm şimdi anneanne?" diye sorduğumda, beni kucaklamıştı. "Ben varım ya İnci'm, benim olduğum yerde sana kimse 'öksüz' diyemez,” demişti. Babamın ölüm haberinden seneler sonra ise "Peki şimdi... Şimdi gerçekten yetim mi oldum?" diye sızlandığımda, "Ben varken İnci'm, dünyada kimse seni yetim bırakamaz. Ben senin hem baban hem dağın olurum." Şimdi... Şimdi ben ne olmuştum? O kalkan, o sarsılmaz kale, o sessiz sığınak ellerimin arasından kayıp gitmişti. Dünya birdenbire kenarları bilenmiş, keskin ve ruhsuz bir kristale dönüşmüştü. Anneannemin ölümü... Bu, daha önceki hiçbir acıya benzemiyordu. Bu, toprağın ayaklarımın altından çekilmesi değil, gökyüzünün tüm ağırlığıyla üzerime çöküşüydü. Bu, temellerin kökünden sökülüp atılmasıydı. **Şimdi ben neydim? Hangi kelime karşılayabilirdi bu kimsesizliğimi? Bu acı, ciğerlerime dolan, nefesimi kesen bir acıydı. Bu son kayıp, canımı öylesine derin bir yerden kanattı ki, tarif edilemez bir boşluğun tam kalbinde, kimsesizliğin o en ıssız noktasında, kainatın ortasında tek bir toz zerresi
1000Kitap
Çiçekler güller ecza deposudur anlayana bdbedri @bdbedri Doğada yeryüzü vadilerdeki yemyeşil ovalarının kırmızı gelincik tarlaları içine serpilmişçesine görünen papatyalar bir özlemli sevda gibi duruyor. Öyle güzeller Kul Nefsani derki koşun çocuklar koşun Papatyalar çiceklendi onları koruyun Gelincik tarlalarına iyi bakın şifa olsun Papatyaların sevda masalını iyi duyun Bir varmış iki kaçıp kaybolmuş Bir adam hastalanınca hastaneye koşmuş Doktor demişki sizi hastalıklar yormuş Beyin ve sinir sisteminiz bir hayli solmuş Adam demişki yemyeşil vadiler gelincikler Şu baharda açan papatyalar nede güzeller Ey Doktor bey hastalığıma şifa ver Güzellikleri soldurup yolma bu size yeter Doktor hastaya dediki hastalığınızın ismi Süngerimsi Ensefalopatiler yemiş sinirleri Rabbim şafidir de iyileştirsin seni Yaşın genç enfeksiyon yemesin seni Milyonlarca hastalık vardır doğada Bir enfeksiyonla vücudun küser hayata Adamda çaresini aradı güzel papatyalarda
Duygu ve Düşünce
Eğitim ortamı üzerine psikolojik yanı da olan çok iyi bir filmdir. Tavsiye ederim