Sultan Baybars, Müsluman Türk tarihinin açık ara en büyük ve en efsane liderleridir. Lakin ne yazık ki Fatih kadar, Yavuz kadar, Kanuni kadar, Timur kadar bilinmez. Anlatılmaz, tanınmaz ve değer de verilmez. Oysa mukayese ettiğimizde Baybars’ın hayatı, bu isimlerin her birinden daha sert, daha dramatik ve daha görkemlidir. Çünkü tarihte hiçbir Musluman Türk lideri, Baybars kadar sıfırdan başlayıp en tepeye çıkmamıştır. Baybars bir veliaht değildi. Soylu değildi. Arkasında hanedan yoktu. Vatanından koparılmış, obası yakılmış, anne babası Moğollar tarafından katledilmiş, kızkardeşleri Moğol askerlerinin tecavüzüne uğramış garip kimsesiz bir Kıpçak Türküydü. Hikayenin başlangıcında ailesi soysuz Moğollar tarafından katledildikten sonra Baybars, zincire vurulup köle pazarlarında satıldı. Hem de Arap topraklarına. Bir insanın düşebileceği en dip yerden bahsediyoruz. Cengiz Han’ın açtığı Moğol yolu, fetih değil vahşet yoluydu. Musluman Türk yurtları yağmalandı, İslam şehirleri yakıldı. Zulüm Cengiz ile de bitmedi torunu soysuz Hülagü ile de devam etti. Nice Musluman Türk ailesi bu soysuz tarafından katledildi. Nice ak saçlı nice Musluman Türk Moğolların işkenceleri ile şehid oldu Herkes Moğollardan köpek gibi korkuyordu. Baybars ise bu korkuyu çocukken yaşamıştı. O yüzden diz çökmeyi değil, vakar ile beklemeyi öğrendi. Köle olarak girdiği Memlük ordusunda sadece kılıç kullanmadı. Sabrı, zekâyı ve devlet aklını öğrendi. Her talimde güçlendi, her savaşta sertleşti. Bozkırın Kıpçak çocuğu disiplinle birleşti. Velhasıl köle, asker oldu. Asker, komutan oldu. Komutan, sultan oldu. 1260’ta Ayn Calut’ta, tarihin akışı değişti. “Yenilmez” denilen Moğol orduları, Baybars’ın sahte ricat taktiğiyle tuzağa çekildi. Bozkır savaşını bozkırın Kıpçak evladı yönetti. Moğollar ilk kez
Alıntı
Sultan Baybars, Türk tarihinin açık ara en büyük ve en efsane liderleridir. Lakin ne yazık ki Fatih kadar, Yavuz kadar, Kanuni kadar, Attila ya da Timur kadar bilinmez. Anlatılmaz, tanınmaz ve değer de verilmez. Oysa mukayese ettiğimizde Baybars’ın hayatı, bu isimlerin her birinden daha sert, daha dramatik ve daha görkemlidir. Çünkü tarihte hiçbir Türk lideri, Baybars kadar sıfırdan başlayıp en tepeye çıkmamıştır. Baybars bir veliaht değildi. Soylu değildi. Arkasında hanedan yoktu. Vatanından koparılmış, obası yakılmış, anne babası Moğollar tarafından katledilmiş, kızkardeşleri Moğol askerlerinin tecavüzüne uğramış garip kimsesiz bir Kıpçak Türküydü. Hikayenin başlangıcında ailesi soysuz Moğollar tarafından katledildikten sonra Baybars, zincire vurulup köle pazarlarında satıldı. Hem de Arap topraklarına. Bir insanın düşebileceği en dip yerden bahsediyoruz. Cengiz Han’ın açtığı Moğol yolu, fetih değil vahşet yoluydu. Türk yurtları yağmalandı, İslam şehirleri yakıldı. Zulüm Cengiz ile de bitmedi torunu soysuz Hülagü ile de devam etti. Nice Türk ailesi bu soysuz tarafından katledildi. Nice ak saçlı nice Türk çerisi, Moğolların işkenceleri ile uçmağa vardılar. Herkes Moğollardan köpek gibi korkuyordu. Baybars ise bu korkuyu çocukken yaşamıştı. O yüzden diz çökmeyi değil, vakar ile beklemeyi öğrendi. Köle olarak girdiği Memlük ordusunda sadece kılıç kullanmadı. Sabrı, zekâyı ve devlet aklını öğrendi. Her talimde güçlendi, her savaşta sertleşti. Bozkırın Kıpçak çocuğu disiplinle birleşti. Velhasıl köle, asker oldu. Asker, komutan oldu. Komutan, sultan oldu. 1260’ta Ayn Calut’ta, tarihin akışı değişti. “Yenilmez” denilen Moğol orduları, Baybars’ın sahte ricat taktiğiyle tuzağa çekildi. Bozkır savaşını bozkırın Kıpçak evladı yönetti. Moğollar ilk kez darmadağın edildi,
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
the walking dead // tutarsızlık içinde ki dahi kafası 11 sezonluk devasa külliyatın özeti şudur: bir sahnede "adamlar ince işçilik yapmış" diye şapka çıkartırken, on dakika sonra "bu senaryoyu ilkokul terk birine mi yazdırdınız?" diye kumandayı duvara fırlatmak. dizi değil, iki uçlu bir sinir harbi. — öncelikle o meşhur tutarsızlık: ilk sezonlarda kapı kolu çeviren, taşla cam kıran, hafiften depar atan zombiler; üçüncü sezonla beraber birden bire "güncelleme" yiyip zekası oda sıcaklığının altına düşmüş boş tenekelere dönüştü. evrim değil, dümdüz geçmişi silip atma. açıklaması yok, "izleyici anlamaz" mantığı. — ama öte yandan dale'in o meşhur saat nutuğuna selam çakıp, yıllar sonra bölüm isimlerini o konuşmadaki kelimelerden seçen bir deha da o yazar odasında bir yerlerde oturuyor. muhtemelen ya ağır takıntılı ya da hayatsız bir dahi. -— gizli referans meselesine girmiyorum bile, breaking bad ile olan flörtleşme artık göz kırpma seviyesini geçti: daryl'ın motorundaki mavi uyuşturucu, merle'ün jesse pinkman tarifleri derken "aynı evrende miyiz lan?" diye adamı şüpheye düşürürler. --. önceden verilen ipuçları konusunda hakkını yemeyelim; morgan'ın beşinci sezonda "ölülerin yüzünü giyen insanlar" lafını öylesine bir delirme belirtisi sanmıştık, seneler sonra fısıldayanlar olarak kucağımıza düştü. beth'in bulduğu dikenli beyzbol sopası ise negan daha piyasada yokken atılmış en şık "yerimi ayırtın" mesajıydı. -- gelelim fizik kurallarının helvasının kavrulduğu o anlara: hershel'ın pompalısı... 17 mermi aralıksız ateş, sıfır şarjör tazeleme, sonsuz mermi hilesi. dizi o an zombi dramasından çıkıp gta kaosuna bağlamıştı. — karakter zekâsı meselesi: bir bölümde rick grimes satranç ustası gibi 4 hamle sonrasını hesaplayan lider, iki bölüm sonra kapıyı açık bırakıp sürüyü
dünyanın sonu konulu 50 kıyamet filmi önerisi 👍🙃 1- the matrix (1999) insanlık çoktan bitmiş, biz sadece pilleriz. kıyamet gelmedi; zaten olmuş. 2- interstellar (2014) dünya ölürken insanlar hâlâ gurur yapıyor. sevgi mi kurtarır evreni, fizik mi? nolan cevabı uzayda arıyor. 3- wall·e (2008) çöp yüzünden terk edilmiş bir dünya. insanlık obez, dünya yalnız. en umutlu kıyamet. 4- planet of the apes (1968) medeniyetin sonu, özgüvenin başı. o final sahnesi sinema tarihine tokat. 5- 12 monkeys (1995) zamanla oynadıkça kader daha çok kilitleniyor. kıyamet kaçınılmaz, bilgi bile yetmiyor. 6- edge of tomorrow (2014) öl, öğren, tekrar dene. kıyamet bir video oyunu seviyesine dönmüş. 7- shaun of the dead (2004) zombi istilasında bile İngilizler pub’a gider. dünyanın sonu ama çay vakti kaçmaz. 8- children of men (2006) doğum yok, umut yok. sessiz bir kıyamet, bağırmadan boğuyor. 9- night of the living dead (1968) zombilerden önce toplum çöker. korku değil, sosyal çürüme filmi. 10- the fifth element (1997)
James Cameron'a saygımın sebepleri
🎬 1. Teknoloji ve görsel devrim Cameron, teknolojiyi hikâyenin önüne koymadan kullanan nadir yönetmenlerden. Terminator 2 (1991) → CGI’nin ilk kez “göze batmadan” karaktere dönüştüğü film (T-1000 sinema tarihini değiştirdi) Avatar (2009) → Performans capture + 3D + sanal kamera → Bugün kullanılan motion capture standardının temeli Sualtı çekim teknolojileri → Kendi kameralarını ve lenslerini tasarladı → Titanic ve Avatar 2’de kullanılan sistemler sektöre yayıldı
1000Kitap
📍İstanbul Sinema Müzesi, James Cameron'ın dünyasına kapı aralıyor. v.aa.com.tr/3744538 📹 Müzenin geçici sergi alanında yer alan "James Cameron Sanatı" sergisi, usta yönetmenin çocukluk eskizlerinden "Avatar" ve "Terminatör" gibi kült filmlere uzanan yaratım sürecini izleyiciyle buluşturuyor.
Kreatif Haberler