rüzgâr dünyam rüzgâr Kaplan
o-n-u-r korku-m y-a-r-e-n
korkan-ne-ciğim
O O
Bugüne ben olarak mı uyandım?
Söylesene zaman!
Ya sen!? Sen zaman sen
Sen sen olarak mı!
Hangi zaman olmuş ki-m
Hangi zaman biliyordu kim olduğunu
_"asla şimdikinden daha yaşlı olmayacak mıyım?"_
Bir durak daha
Rüzgâr gülünden
Kelebeğin kanadından
Dalın yapraklarından daha
Gülün kokusunda üfüren
Rüzgar durduran
İnenlerle binenler karşı karşıya
Duruş onları böldü bir daha
İnenler inenlerden ayrılıyor
Binenler binenlere
Ayın ters çevrilmiş yüzüne bakıyorum
İnecekleer!
Çorabın içine bindirilen sündürülmüşler
"Heveslenmek bir hataydı, değil mi? Her zaman böyle olur ne zaman bir şeyi çok istesem en beklenmedik şekilde, o şeyin olması engelleniyor sanki bir şeyi istemek tüm evrende ters tepiyor yada ben lanetliyim bilmiyorum..."
Ahmet Ümit in kitaplarının kapak resmi hiç polisiye havası vermiyor. Bu bence değiştirilmesi gereken bir şey. Yayın evi burda sınıfta kalmış. Şahsen benim alma hevesim kaçıyor.
Agatha nın kitaplarına bakınca kalitesi bir yana kapak ayrı bir çekiyor insanı.
Sen ve ben
Bambaşka iki ışığın altında
Tükenmeden
Bu aşkla yapabiliriz aslında
Dokunabilseydim bir defa
Tutabilseydim elini
Ah, bir bilsen içimden geçeni
Belki de olabilirdik bu defa
-K-