Lafımı geri alıyorum, asıl Millie şeytana pabucunu ters giydirir
Oysa bunun yerine berbat bir karar verip son derece tehlikeli bir insanı hafife almıştı. Beni. Ve bunun bedelini hayatıyla ödemişti.
Sayfa 333·Kitabı okudu
«"Nazizm ile komünizmin aynı görüşü dikte ettiğini söylemiyorum," diye yanıtlıyor Kanguru. "Tam tersine ikisi birbirinin antipodu, bu konuda haklısın ama ortak noktalarının yeni bir insanlık inşa etme arzusu olduğunu savunuyorum ve bu 'yeni insan'ın doğuşunu şiddet yoluyla, mevcut dünyanın yıkımıyla gerçekleştirdiklerini düşünüyorum. Güneşli yarınlara ulaşmak için ateşten, kandan, toplu katliamlardan geçmek gerek. Gösterilen hedef birbirine ters olabilir, sana hak veriyorum ama yönetim şekilleri aynı; propaganda, bedenlerin itaate zorlanması, zihinlerin yıkanması, basının, sinemanın, radyonun kontrol edilmesi. Sonuç da aynı; eski dünyayı yıkmak için kurulan, içerisinde milyonlarca kadın ve erkeğin öldürülmek için tıkıştırıldığı imha kampları, dikenli teller, gözetleme kuleleri. Bunların nedeni, diğerlerinden üstün ve her şeye kadir olduğu iddia edilen öğretiler."»
Sayfa 397
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Spoiler!(Bu kadın şeytana pabucunu ters giydirir.)
"Gerçekten de bütün suçu Millie'nin üzerine yıkabileceğini mi düşünüyorsun?" "İzle ve gör."
sevilmiş olmadan ve sevilmeden kendinizi sevemezsiniz’
Akıl sağlığı uzmanları insanlara senelerce sosyal destek olmadan psikolojik açıdan sağlıklı olabileceklerini, 'siz kendinizi sevmezseniz, kimse sizi sevmez' fikrini öğretmiştir. Kadınların erkeklere, erkeklerin de kadınlara ihtiyaçları olmadığı söylenmiştir. İlişkileri olmayan kişilerin çok ilişkisi olan kişiler kadar sağlıklı olduğuna inanılmıştır. Bu görüşler insan türünün en temel biyolojisine ters düşüyor: Bizler memeli hay-vanlarız, o yüzden de derinden ilişkili ve birbirine bağlı insan teması olmadan hiçbirimiz hayatta kalamazdık. İşin gerçeği, sevilmiş olmadan ve sevilmeden kendinizi sevemezsiniz.
Sayfa 310
Fısıltılardan, ters bakışlardan, soğuk tavırlardan oluşan bir dünyada yaşamaya başladık.
Sayfa 219·Kitabı okuyor
Recep Tayyip Erdoğan, Refah Partisi İstanbul İl Başka­nıdır. Belediye Başkanı olduktan sonra Ümraniye Merkezinin açılı­şında; "Tutturmuşlar 'laiklik elden gidiyor.' Bu millet istedikten sonra tabii elden gidecek. Sen bunun önüne geçemezsin ki. ...Bu ülkenin % 99'u Müslüman. Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın ya laik. İkisi birarada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil ikisinin birarada olması. Ben Müslümanım diyenin, aynı zamanda laikim demesi mümkün değil. Niye? Çünkü Müslümanlığın yaratıcısı Allah, kesin hakimiyet sahi­bidir. 'Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir' demek, koskoca bir yalan. ...Sandığa giderken egemenlik milletindir. Ama maddede ve manada egemenlik Allahındır. Bunu iyi kavramaya mecburuz. ...Çözüm ortada, 1.5 milyarlık İslam alemi, Müslüman Türk milletinin ayağa kalkmasını bekliyor. Kalkacağız. Onun ışıkları gö­züküyor. Bu kıyam başlayacak," demiştir.