NeverMore

NeverMore
Bir Daha ASLA
201 kütüphaneci puanı
593 okur puanı
Haziran 2015 tarihinde katıldı
“Ah, sobayı görüyor musun? Kim inanabilirdi? Bir soba. Düşün. Harikulade bir soba. Ah, soba, seviyorum seni. Bu günden böyle sadık kalacağım sana, her saat sevgiye boğacağım seni. Gözüme vur. Ah, soba, çılgınca seviyorum seni, balım, ölümsüz sobam benim. Ve elim. İşte. Elim. Yazan el. Tanrım, bir el. Hem de ne el. Yazan el. Sen ve ben ve el ve Keats. John Keats ve Arturo Bandini ve elim, John Keats Bandini’nin eli. Harikulade. Ah el bel sel yel güzel. Evet, ben yazdım.”
Parantez·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Hadi! Var mı boyunun ölçüsünü almak isteyen? Bu odadaki herkesle dövüşürüm. Dünyayı pataklayabilirim. O duygu, hiçbir şeyler kıyaslanamazdı o duygu. Bir hayalettim. Ortalıkta uçuyor, zaman zaman süzülüp kıkırdadıktan sonra tekrar havalanıyordum. Olacak iş değildi. Kimin aklına gelirdi? Böyle yazabileceği kimin aklına gelirdi. Tanrım! İnanılır gibi değil.”
Parantez·Kitabı okudu
“Bir fikir geldi aklıma. Yorganı çekip yataktan fırladım. Ne fikir! Heyelan gibi yığıldı üzerime, çöken bir ev gibi, cam kırılması gibi. Çıldırmış gibiydim, alev alev yanıyordum. Çekmecede kağıt kalem vardı. Kaptığım gibi mutfağa geçtim. Soğuktu mutfak. Ocağı yakıp fırının kapısını açtım. Çıplak olarak oturup yazmaya başladım. Ebedi Sevgi ya da Bir Adamın Sevdiği Kadın ya da Omnia Vincit Amor yazan Arturo Gabriel Bandini”
Parantez·Kitabı okudu
“Mona ile annem yatmışlardı. Annem hafifçe horluyordu. Oturma odasındaki divanda yatağım yapılmıştı. Soyunup yatağa girdim. Dakikalar geçti. Uyuyamıyordum. Sırtüstü yatmayı denedim, yan yatmayı denedim. Sonra yüzü koyun yattım. Dakikalar geçti. Annemin yatak odasındaki saatin tik taklarında duyuyordum geçişlerini. Yarım saat geçti. Uyku tutmuyordu bir türlü. Yatağımda döndüm ve beynimde bir acı hissettim. Yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. Bir saat geçti. Uyuyamadığım için öfkelenmeye başladım, ter bastı. Yorganı üzerimden attım, öylece uzanıp bir çare düşünmeye başladım. Sabah erkenden kalkmak zorundaydım. Uykumu alamadan fabrikaya gitmek çok kötü olacaktı. Ama gözlerim yapış yapıştı, kapatmaya çalıştığımda yanıyorlardı.”
Parantez·Kitabı okudu
“Yarım saat geçti. Divanda oturuyordum. Parmağımdaki sargı fazlasıyla dikkat çekiciydi. Mona parmağımla ilgili başka bir şey söylememişti. Odanın karşı tarafındaydı, o da benim gibi kitap okuyor, bir yandan da elma yiyordu. Ön kapı açıldı. Annem girdi içeri, Frank Dayı’dan dönüyordu. İlk gördüğü şey parmağımdaki sargı oldu.”
Parantez·Kitabı okudu