“…işler böyle olduğunda, yani Tanrı imdada yetişecekmiş gibi görünmüyorsa, insanın tek yapabileceği onun yerini almaya çalışmaktır, evi barkı terk edip, aslında bizden çok Tanrı’nın malı olan şu zavallı yaşlı dünyamıza çekidüzen vermeye çabalamak.”
“Salomi bugüne kadar kaç çocuk doğurttuğunu artık hatırlamıyordu ve onun için zavallı Meryem’in sancıları diğer kadınların sancılarından farklı değildi, çünkü Tanrı ilk günahtan sonra Havva’ya şöyle söylemişti: Acını ve çocuklarını çoğaltacağım, bu dünyaya çocuklarını acı ile getireceksin. Yüzyıllar acıyla, sancıyla geçti ama Tanrı henüz doymadı, işkence devam ediyor.”
“…Yusuf bir hırsla dürtüyor eşeği, aptal hayvan, yürü. Çektiği çileyi bir eşek biliyor, Tanrı hep insanları düşünüyor, hem bütün insanları da değil, çünkü bazıları eşekler gibi, hatta daha kötü yaşıyor ve Tanrı onlara yardım etmek için bir şey yapmıyor.”
“…yüreğimden ziyade zekâmı ve yeteneklerimi takdir ediyor, oysa o benim tek gurur vesilem, her şeyin, her yeteneğin, her mutluluğun, her acının tek başına kaynağı. Ah, benim bildiklerimi herkes bilebilir - bana özgü olansa yalnızca yüreğim.”
Sayfa 74 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu