Harvard ve MIT'deki en yüksek performans gösteren öğrenciler, yazmak için yapay zeka kullanmıyor. Onlar, profesörlerinden önce argümanlarındaki her zayıflığı bulmak için kullanıyor.
Duygu ve Düşünce
Hititler: Bozkır kökenli olmayan bir Hint-Avrupa halkı mı, yoksa genetik Anadolu paradoksunu nasıl çözecek? Hititler, insanlığın dilsel tarih öncesi döneminde eşsiz bir yere sahiptir. En eski yazılı
Reklam
Şöyle bir şey düşünüyorum ama hayırlısını ve bu işlerin metafiziğini ancak kurban olduğum Allah'ım bilir. Düşüncem şu ki: 1) KPSS önlisans sınavına hazırlanırken didik didik araştırıp çalışıyorken bazen hafıza mı tazeleniyor ne ediyorsa kaç senelik unuttum zannettiğim şeyleri rahat anımsayabiliyorum. Mesela matematikte basit bir işlem yerine hâlâ zor işlemleri daha iyi anladığımı yeniden keşfettim. Buna kim bilir psikoloji de ne denir bilmem. 2) Podcast yapmaya karar verdiğimden beri planlı hayat yaşamayı idrak etmek yeni bir kıyafet almak gibi oldu. Ben mesela hâlâ 18, 20 yaşımdan kalma kıyafet giyiniyorum. Takıntılık yada müsriflik değil dünyaya karşı tokum. 3) Nasip konusunda eskiye göre illet bir detaycı olmama rağmen artık belki de yaşın verdiğindendir kadınlara daha üsluplu yaklaşıp laf arasında ya neden hoşlandıklarını yada kendi alakalarıma nasıl çekebileceğimi kendi kendime öğrendim. 4) Bende insan evladıyım hâliyle benim de aklıma vesvese geliyor. Bu sefer durup kendimi test ediyorum: "Hadi bu şehvetli arzuyu yapsan bunun getirisinde sen ne olacaksın?" diye kendimi sorguluyorum ama şunu atlatamadım: Bu sorgunun sonunda sanki o şehvetli arzuyu yapmışım gibi vicdan yapıyorum, yüzüm kızarıyor.
Yeni Bir “Dünya Okulu” Mümkün Mü?
🌏 **Mevcut eğitim sistemleri bireysel farklılıkları göz ardı eden, insan doğasına uyum sağlamakta zorlanan, tek tip ve zorlayıcı yapılar olarak küresel ölçekte hâkim durumdadır. Oysa yapay zekâ,
Makale|Yazı
Teknoloji Dünyası Nasıl Kötücül Hale Geldi?
🔥**Bir zamanlar halka güç veren karşı kültür idealistleriydiler. Bugün ise açgözlü tekelciler haline geldiler. Devlet tarafından herhangi bir şekilde dizginlenmektense demokrasimizi yok etmeyi tercih
Makale|Yazı
BİLGİLENDİRME: 2018 ve 2019 yıllarımda yayımlanan ilk 2 kitabım ile şunu test ettim: Toplum okumuyor. Hele hele kalın kitapları ve uzun yazıları hiç okumuyor. Okumalarını sosyal medya paylaşımları ile sınırlı tutuyor. O da yazılanlar KISA KISA olursa... Ben de bu tecrübe ile şöyle bir proje düşündüm: 2015-2020 yılları arasında Facebook hesabımda paylaştığım tüm kısa yazılarımı kitaplaştırmak. Bu doğrultuda; içinde -çoğu dini konularda olmak üzere- 292 adet kısa Facebook yazımın olduğu ve okuyucuyu sıkmadan sosyal medya tadında bir okuma ile kolay ve rahat okunan "KISA KISA - SOSYAL MEDYA TADINDA" isimli kitabımı 2021 yılı Ocak ayında çıkardım. Kitabımdan, heyet incelemesi sonucu, ülke genelinde kütüphanelere dağıtılmak üzere Kültür Bakanlığı tarafından 100 adet satın alınmıştır. İşte sizlere hergün alıntılar sunduğum kitabımın hikayesi budur. Peki sonuç mu? Sonuç sürpriz oldu. "Artık bu okunur yahu!" dediğim bu kitabım da okunmadı. 100 tanesini bakanlığın almasına rağmen sadece 500 adet basılan kitabın tükenmesi 4 sene sürdü. O da dostların toplu alımları ve bağışlar ile ücretsiz dağıtmam ile oldu tabi. Lakin tüm bunlar beni yıldırmadı. 2021 yılında çıkan "KISA KISA" 3. kitabım idi. Sonrasında her yıl yeni bir kitap daha çıkararak kitap sayımı 7'ye çıkardım. Yazmak tutku ve dizginlenemiyor maalesef. Her türlü zorluğa rağmen. İyi okumalar dilerim. / Metin SEVİL
Reklam
Reklam