Öylesine bir fütursuzca boşluktayım, sanki hayatımın bir figüranı olmaya gelmiştim. Biri olmaya değil, birilerinin, işte o ‘biri’ dediğim kişisi olmaya gelmiştim. Bunun ne kadar iğrenç bir duygu olduğunu anlatamam size. Oysa yan karakterlerin duygularının bir önemi yoktur. Öyleyse bu önemsizlenmiş, birisi olmuş kişinin bu sözlerini okumaya devam etmeye ne hacet!