Başka türlü yaşamak istiyorum; ya da bir gün başkalarının başka türlü yaşayabilmeleri için gerekiyorsa ölmek istiyorum. Ama internette gezdiğimde uğruna ölünecek bir fikir göremiyorum. Oradan çıkan tek fikir, gözümüzün önünde gerçekleşen insanlık faciasını seyretmeye devam etmemiz ve en sefil, en ezilmiş olanların dönüp bize nasıl engel olacağımızı söylemesini beklememizmiş gibi geliyor.
Hayatımın bir televizyon şovu olduğunu birden hatırlamış gibiydim; şovun yapılabilmesi için her gün insanlar ölüyor, çocuk, kadın demeden en feci şekilde kıymaya çevriliyordu, sırf ben tek kullanımlık plastik ambalaj katmanlarına sarılmış çeşitli öğle yemeği opsiyonlarından birini seçebileyim diye.
Muhafazakarların çevrecilik anlayışını düşünsen yeter; onların muhafaza etmekten anladığı şey toprağı kazmak, yağmalamak ve yok etmek, sorunca da "Böyle gelmiş böyle gider," demek, ama tam da bu sebepten yaptıklarına maruz kalan dünya aynı yer değil.
Senin okuduğun her kitabı okumak, sevdiğin müzikleri dinlemek, bildiğin yerlere gidip dünyayı senin gözlerinden görmek, değer verdiğin şeyleri öğrenmek, seninle bir hayata başlamak istiyorum.