Sabırla yürünen/gidilen yolda istikametin doğru
olabilmesi için, öncelikli şartın itikat birliği olan bir yârenin yoldaşlığının
gerekliliğidir. Bu minvalde müellif kitabın giriş bölümünde Kur’an-ı Kerim’i,
inananlar için bir istikamet, gerçek bir mucize, ilham kaynağı ve ahsenü’l
hadis (güzel söz) olduğunu vurgulamaktadır. Yazarın kitabın neredeyse
tamamında Hızır adlı bir figürün hayat hikâyesini, mistik güçlerini anlattığı
görülmektedir. Hz. Hızır'ın kim olduğu konusunda farklı görüşler vardır.
Bazıları onun bir melek, bazıları ise bir nebî olduğunu düşünürler.
Ancak kesin olan şey, onun Allah'ın izniyle hareket ettiği ve ilahi
bilgiye sahip olduğudur. Hızır, İslam mitolojisinde ölümsüz bir figürdür
ve peygamberlikle ilgili birçok hikâyede yer almıştır. Hızır'ın hikâyesi
üzerinden insanın ölümsüzlük arayışını ve sonucunda bireyin karşılaştığı
sınırları anlatmaktadır. Hızır'ın ölümsüzlüğü gibi bir hedefe sahip olmak
insanın doğasında var olan bir istektir, ancak bu hedefin ulaşılamayacak
kadar uzak olduğunu anlamak da bir o kadar önem arz etmektedir.