Gaziantep'te ortaokulda Türkçe öğretmeniyim ve idareci olarak da görev yapıyorum. Kitabın ilkini de severek okuduk. Okul idaresi, öğretmenler ve öğrenciler zevkle okudular. Şimdi de ikinci kitabı yeni bitirdim. Mitolojimizi çocuklara sevdiren bu kitapta Tulpar, Umay, Dede Korkut, Hızır gibi karakterleri görmek benim gibi bir mitolojisever için mutluluk kaynağı.
Serinin ikinci kitabında da efsaneler konu edinilmiş. Beğenerek okudum. Türk mitolojisine ait figürlerin de yer alması kültürümüzü tanıtmak açısından oldukça mühim. Öğrencilere ve tüm okurlara tavsiye ediyorum.
Umay, gözünü açtığında çiftliğin büyük kısmının artık ağaçsız olduğunu fark etti. Ağaçlar nasıl ve neden eksilmişti böyle. Ağaçların kendi kendine ayaklanarak filizlenip boy atacak, öz topraklarını terk edecek halleri yoktu ya. "Ağaçlarla sorunu olanların işi olmasın bu." diye geçirdi içinden. Canı sıkılmıştı. Olabilirdi. Çünkü mahlukata şefkatle yaklaşmak yerine kem gözlerle bakanlar dolaşıyordu aramızda, hem de hiç azımsanmayacak kadar çok sayıdalardı.