Öğretmenler, Cumhuriyet’in ilk yıllarında “çevre”niteliğine sahip bir topluluktu. Hepsinin olmasa bile bir çoğunun tanıdığı ortak otoriteler, okuduğu ortak dergiler, kitaplar vardı. Mesela Finlandiya’yı anlatan Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı kitap, o zamanki öğretmenlerin neredeyse tümünün bildiği ve okuduğu bir kitaptı. MEB, öğretmenler için şimdi ki dönemle kıyaslanamayacak kadar nitelikli yayınlar yapmaktaydı. “Öğretmen Kitapları” diye bir seri vardı. Bu yayınlar, öğretmenler arasında muazzam bir etkileşim yaratmaktaydı ve en önemlisi d öğretmenleri akademik bir çevre hakine getirmekteydi.