“Tasavvufun en temel öğretisi, akılla, bilimle kavranamayacak bir içrek dünyanın var olduğu gerçeğiydi. O dünya batıni bir dünyaydı. Ancak gönül gözüyle bakanların görebileceği bir dünya. Orada sevgi vardı. Sonsuz sevgi. Aşk vardı. Sonsuz ve ilahi aşk. Insan-ı Kâmil ile Hakk'ın birliği vardı. Her şey BIR'di ve bir her şeyin parçasıydı.”